• Oturum Aç
  • ‎Shvoong nedir?‎
  • Oturum Aç
    Oturum Aç
    Kullanıcı adımı hatırla Şifrenizi mi unuttunuz?

İnsanlığın Bilgisini Shvoong'da Özetleyin

.

Shvoong Ana Sayfa>Sosyal Bilimler>YENİ MARKA ANLAYIŞI, YENİ MARKA YÖNETİCİLERİNİ ARIYOR......

.

YENİ MARKA ANLAYIŞI, YENİ MARKA YÖNETİCİLERİNİ ARIYOR......

tarafından : Seda     

Yazar : Nexum Creative
Türkiye, her güne tüm dünyada olduğu gibi, yeni ve hızlı değişen bir ekonomi ile başlıyor. Toplum ve iş dünyasının bireyleri
olarak, yeni bir düşünme, iş yapma ve bunların ortaya koyduğu yeni kavramları değerlendirme sürecini yaşıyoruz ve farklı roller üstleniyoruz. İş dünyasının yaşadığı bu değişimin altında bilişim teknolojisi yatıyor. Daha da somuta indirgemek gerekirse, internet...Hedef kitlesine, en uygun maliyette ve en etkin biçimde ulaşma çabasındaki şirketlerin, en basit kullanım alanını seçtiği şekliyle ya da buzdağının görünen kısmı ile web sitesi... Türkiye olarak, yeni teknolojik düzen ile dünyaya açılma, yeni ekonominin nimetlerinden faydalanarak işlerimizi geliştirme ve hep ulaşmak istediğimiz büyüme trendini yakalama  şansına fazlasıyla sahibiz. Bu sürece ise, bir web sitesi sahibi olarak dahil olunabilir. İnternetin ekonomi ile buluşması ve sonrasında yeni ekonominin ortaya çıkması ile birlikte, yeni değerler ve iş modelleri ortaya çıktı. Günümüzde e-iş uygulamalarının ekonomik yapı üzerindeki etkisini ve ağırlığını artık tartışmıyoruz. Yeni ekonomi, bize sadece yeni pazarlar ve müşteriler sağlamadı. İnternet üzerindeki uygulamaların çeşitliliği ve bunların geliştirilen yazılımlar ile günlük iş yaşamımıza uygulanabilmesi, rekabeti, verimliliği ve hedef kitle tanımını yeniden değerlendirmek zorunda bıraktı. Yeni ekonomi, yeni markalar ortaya çıkardı. Bugün yeni marka anlayışı, yeni marka yöneticilerini  arıyor. Yeni dönemin gereklerini kavrayarak karar alabilen ve iş süreçlerine adapte edebilen marka yöneticileri, çalıştıkları şirketleri geliştirmeye ve rekabette öne geçmeye başladılar. Markalarını internete taşıyabilen, internetin eğlenceli gücünü satışa yönlendirebilen yöneticilerin, ayakta kalacağı bir döneme doğru hızla ilerliyoruz.  İnternette yaratıcılığı ve teknolojiyi kullananların, baştacı olacağı bir dönem geliyor. ABD eski başkanı Bill Clinton’ın yeni ekonomiye ve e-ticarete atfettiği önem, aslında bu kapsamdaki gelişmenin tetikleyicilerinden biri olmuştur. Bu dönemde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, e-ticaret olmazsa ABD 1997 yılı enflasyonu sonuçlanan %2 yerine %3.1 gerçekleşebilirdi.  Bu araştırma, e-ticaretin ekonomik açıdan ülkelere sağlayabileceği katma değerin en güzel göstergelerinden biri. Tüketicilerin satılan ürün ve hizmetlerle ilgili en detaylı bilgilere ulaşabildiği ve karşılaştırma yaparak en uygun fiyata en kaliteli hizmeti alma konusunda her zamankinden daha başarılı olduğu bir dönemdeyiz. Öte yandan interneti doğru kullanan, daha da ileriye gidip e-ticaret kapısını aralayan firmalar, kendilerini daha etkin bir şekilde tanıtarak, iletişim ve satış maliyetlerini önemli derecede düşürüyorlar. Bu şirketler ulaşamayacaklarını düşündükleri  coğrafyalara ulaşarak rekabeti kızıştırmanın yanı sıra, müşterileri hakkında şu ana kadar bildiklerinden çok daha fazlasını öğrenme şansına sahipler. Kendi müşteri portföyünü e-ticaret uygulamaları dahilindeki CRM sistemleriyle geliştiren bu firmalar, bu sistemde biriken müşteri özelliklerini kullanarak ortaya çıkardıkları kişiye özel pazarlama teknikleri sayesinde yatırımlarının karşılığını fazlasıyla alıyor. Siz böyle bir yapı içerisinde web sitenizi bir kısa süreli bilgisayar dersleri almış olan bir tanıdığınıza yaptırmayı düşünür müydünüz..Ya da markanızı dünyaya açacak web sitenizde bir daha düzeltilemeyecek basit hataların yapılmasını kabul edebilir misiniz..   Alıcıların en güvenilir bilgiyi bulmak için gün geçtikçe daha önemli bir kaynak olarak başvurdukları, satıcıların yepyeni fırsatlarla donatıldığı, firmaların kendi bayileriyle olan iletişimine apayrı bir boyut getiren internet uygulamalarını görmezden gelmenin bedeli birçok sektörde oyunun tamamen dışında kalmak olacaktır. Bazı markalar bu nedenle hızla pazarkaybedecek, eski parlak günlerine dönebilmek, tekrar hedef kitlelerinin gözündeki yeri alabilmek için en iyi ihtimalle çok daha fazla harcamak durumunda kalacaktır.  Türkiye bu sürecin neresinde.....Google Türkiye’nin geçtiğimiz aylarda yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye’deki internet kullanıcılarının %84’ünün satın alma yapmadan önce internet üzerinden alacağı ürün hakkında bilgi topluyor.2000-2005 yılları arasında Avrupa’daki ülkelerle kıyaslandığında Romanya ve Bulgaristan’dan sonra %411 ile en yüksek kullanıcı artış hızına sahip ülkeyiz.2005 yılı sonu itibariyle kullanıcı sayımız 16.000.000. Başka bir önemli bilgi ise 2004 yılından bu yana ADSL kullanıcı sayısının  450.000’den 2.100.000’e çıkmış olması. Yani bağlantı hızı ve kalitesi çok hızlı bir şekilde iyileşen bir kullanıcı topluluğumuz var. 2005 TGI (açılımı)  rakamlarına göre,  kullanıcılarının %84’ü 18-35 yaş arasında ve %71’i ABC1 SeS grubunda. %68’i erkek, %70’i bekar, %47’si lise mezunu, %30’u üniversite mezunu, yüksek lisans veya lisans üstü eğitime sahip, %50’si İngilizce biliyor***.Kısaca alımgücü yüksek, genç bir kullanıcı kitelemiz var. Tanımlanan kitle bugün hemen hemen her markanın “öncelikli hedef kitle” tanımıyla benzeştiğini söylersek herhalde durumu net bir şekilde ortaya koymuş oluruz. Peki bu mecrayı diğer mecralardan ayıran başka üstün taraflar neler... İlk akla gelen özellik interaktivite. Kullanıcılarınızla doğrudan iletişim halinde olabilmek, yaptıklarınız ya da ürünleriniz  hakkında onlardan geribildirim alabilmek. Yani hedef kitlenizi yakından tanımak, onların istediklerini öğrenebilmek ve onlara istediklerini verebilmek. Hem de başka tüm alternatif mecralardan daha ucuza ,daha etkili ve daha hızlı bir şekilde. Bir diğer önemli özellikse ölçülebilirlik. Diğer mecralarla kıyaslandığında internet en doğru ölçüm yapılabilen mecra olmak gibi haklı bir üne sahip. Siz isterseniz sitenize kaç kişi geldiğini, nereden geldiğini, sitenizde ne kadar vakit geçirdiğini, hangi sayfaları gezdiğini, hatta en çok ziyaretçinin haftanın hangi günleri, günün hangi saatleri sitenizde olduğu bilgisini kesin rakamlarla bilebilirsiniz. Eğer bir reklam kampanyası yapıp sonuçlarını öğrenmek isterseniz reklamınızı kaç kişinin gördüğünü, kaç kişinin kliklediğini, her yayıncıdaki kliklenme oranını ve aynı kullanıcının reklamınızı hangi frekansta gördüğü bilgisini edinebilirsiniz ki, bu rakamlar doğru ve kesindir. Devamlılık, değişim ve ulaşım hızı...Size hangi mecra 7/24 açık bir şubeniz gibi hizmet verebilir, sizinle ilgili değişiklik ve gelişmelerden bu hızla kullanıcılarınızı haberdar edebilir...Üstelik ortaya bir servet dökmeden, Karun’u kıskandıracak bütçeleri heba etmeden. Herşey iyi güzel de, “benim web sitem var, ama bu avantajlarından hiç faydalanamadım” diye düşünüyorsanız, doğru iletişim platformunu kurmamışsınız demektir. Bunun suçu da internetin değil, büyük ihtimalle sitenizi hazırlayan yakınınızda aramalısınız. İnternetten yararlanmak için, tıpkı diğer mecralarda olduğu gibi, bu sektörü bilen, dünya standartlarını ve gelişmeleri takip eden profesyonellerle çalışmak gerekir. İnternet standartları, internetin iş dünyanıza sağlayabileceği kazanımlar, başarılı bir site için yapılması gerekenler ve tanıdıklara yaptırılan web siteleri de başka bir yazının konusu olsun.
Yayın tarihi: Eylül 28, 2007
Lütfen bu özeti derecelendirin : 1 2 3 4 5

Bookmark & share this post

.