Yuh dedirtecek bir hamilelik!!
Bazı kaynaklara göre 1955 yılında Fas'ın Kazablanka kentine bağlı bir köyde yaşayan
Zehra Ebu Talip adlı bir kadın ilk çocuğuna hamile kalmıştır. Ağır bir şekilde doğum sancıları başlayan Zehra kadın apar topar hastaneye kaldırılmıştır. Doğum başladıktan sonra yaklaşık 48 saat geçmesine rağmen bebek bir türlü dünyaya gelmemiştir. Bu durumu değerlendiren doktorlar Zehra kadın için sezaryeni uygun bulmuşlardır. Fakat ortada bir gerçek var ki Zehra kadın sezaryen olayından korkmaktadır çünkü sezaryenle doğum yapan başka birinin öldüğünü görmüştür. Buna şahit olduktan sonra bu olaydan korkmaya başlamıştır. Çareyi ise hastaneden kaçmakta bulmuştur.
Zehra sancılarıyla beraber günler geçirmiştir. Doğum sancıları günlerce devam etmiştir. Fakat aradan birkaç gün sonra sancılar durmuştur. Bebeğin hareketsiz olmasıyla Zehra kadının acısı dinmiştir. İşte burada ilginç olan Fas geleneklerin durumun acizliğini ortaya koymaktadır. Fas geleneklerine göre, anne karnındaki bebek annenin şerefini korumak için uyuyabilir, hareketsiz kalabilir. Bu durumda Zehra kadın bebeğinin uyuduğuna inanmıştır ve hamile olduğunu aklından çıkarmıştır. Sonrasında 3 çocuk evlat edinmiştir ve birçok torunları olmuştur.
Olay öyle bir ilginç noktaya gelmiştir ki aradan 46 yıl geçmiş ve Zehra kadın 75 yaşına geldiğinde entersan bir şekilde doğum sancıları yeniden başlamıştır. Evlat aldığı çocuklardan biri bu durumun farkına varmıştır ve annesini acilen bir uzmana götürmüştür. Doktor, karındaki bu şişliğin ovaryumdan (yumurtalık) kaynaklanan bir tüömrün yol açtığını düşünmüştür. Ultrason çekiminin gerçekleşmesiyle doktor kendisinin bile ne olduğunu bilmediği bir kütle görmüştür. Başka bir çözüm yolu arayışına girmiştir ve bir radyografın da bu kütleyi görmesi gerektiğini söylemiştir. Radyografın da incelemesinden sonra korkunç gerçek anlaşılır. Zehra kadının karnındaki bu kireçlenmiş kütle 46 yıl önce hamile kaldığı bebekten başka birşey değildir. Anne karnında yumurtalar farklı bir yerde döllenmeye başlamıştır. Büyümeye başlayan embriyo plasentaya farklı bir şekilde tutunmuş ve yaşamını devam ettirmiştir.
Hiç rastlanmamış bu korkunç vaka doktorların büyük stres altına girmesine neden olmuştur: Acaba anne karnından alınmalı mı alınmamalı mı? Ceninin ağırlığı 4 kg, boyu 42 cm dir. Sonunda alınmasına karar verilmiştir. Operasyon sonucunda görülen şu ki cenin tamamen taşlaşmıştır. Operasyonun en çok şaşırtıcı olan kısmı ise cenin kendi organlarını ve karın duvarını eritmiş ve dış bölgesinin set bir cisim halini almasını sağlamıştır.