Aslına bakarsanız, bugün hiç yazasım yok.
Eminim ki, sizin de okuyasınız yoktur.
Sıkıldım.
Biliyorum siz de sıkıldınız.
Memlekete hiç bir faydası olmayacak anlamsız
türban tartışmaları.
Yazsak ne olacak, yazmasak ne!
Ne değişecek ki! “Yahu bu memleketin en büyük sorunu bu mu?” diye kafalarına dank edeceğinimi zannediyoruz!
Unakıtan mikrofonu açık unutmuş. Atamalardan bahsetmiş. YÖK Başkanı da
nasibini almış, Kilci “Güzel konuşuyor” diyor. Bakan Unakıtan “Hele bir
konuşmasın” diyor. YÖK Başkanı adam olsa bir dakika durmaz
istifa eder.
Yazsak şerefli bir davranış sergileyip istifa edecek mi?
Yoooo!
O zaman niye boşuna uğraşalım ki?
Sudan Devlet Başkanı damdan düşer gibi bir ziyaretle Türkiye’ye geldi.
Türlü terbiyesizlik yaptı. Adam yüzbinlerin ölümünden sorumlu. Bizden
başka adam muamelesi yapan yok.
Niye geldiğini bilen de yok.
Ben
desem ki, “Sabah’ın yeni patronu Ahmet Çalık Sudan’da çok büyük
ihaleler aldı. Eniştesi Sudan-Türk İş Konseyi Başkanı oldu. Bu
ziyaretin ve birinci sınıf ağırlamanın nedeni bu” Bir şey mi olacak?
Birileri umursayacak mı?
Asla.
Ee, o zaman niye elimi yorayım ki!
Desem ki, “Avrupa Birliği’ne üyeliğimiz masal oldu. Ekonomide tehlike
çanları çalıyor. Siz nelerle uğraşıyorsunuz” birileri “Ya adam doğru
söylüyor. Biz ne yapıyoruz” diye kendine çeki düzen mi verecek?
Tabii ki, hayır.
Ben niye bunları yazıp da kötü adam olayım. Deli miyim?
Yazsak ne olacak, yazmasak ne? hakkında daha fazla düşünce (özet)