Bu sefer size nostalji bölümünde tanıtacağım oyunlar aldığım bir e-maile göre yakın zamanda 3.’sü çıkacak olan (sonunda dağıtımcı
bir firma ile anlaşmışlar) ünlü adventure serisi Simon the Sorcerer.
İlk oyunumuzun konusu şöyle.
Genç ve uçarı bir genç olan Simon Woodroffe odasında oturup müzik dinlerkene köpeğinin havlamasıyla irkilir. Noluyor bu hayvana gene şunu alıp kurutucunun içine atayıp diyerekten tavan arasına gider ve köpeğini eski bir sandıktan bir büyü kitabını çıkarırken bulur. Böyle şeylerle pek ilgilenmeyen Simon kitabı aynen geriye atınca kitap açılır ve başka bir dünyaya boyut kapısı açar. Simon’ın köpeği bu kapıdan içeri dalar. İş böyle olunca kahramanımız Simon da arkasından girerek kendini maceranın kollarına bırakır.
Her tarafın kral adventure oyunlarıyla dolu olduğu bir zamanda çıkmıştı Simon the Sorcerer. O kadar güzel adventure oyunlarının içerisinde bile kendine özel yer edinmesinin sebepleri nelerdi. Bir kere
oyun komikti. Gerçekten komikti,gerek Simon’ın sakarlıkları,gerekse diğer tiplerin onu iplemeyip yaptıkları geyikler,şakalar aşağılamalar. Oyun boyunca karşımıza çıkan ilginç karakterler oyunu cidden kahkahalarla oynamanıza sebep oluyordu. Diğer bir sebep Simon’ın senden benden biri olması ve olaylara hiç kırk yıllık büyücüymüş gibi yaklaşmamasıydı. Tam tersine tamamen toy,herşeye şaşıran,sakar ve zor öğrenen bir tipti. Yani kendiniz yaşar gibi oynayabiliyordunuz. Ayrıca bulmacaların çözümü çok çok da düşünüp bulunabilecek şeyler değildi. Anlayacağınız ilerlemek için zekanızı dibine kadar kullanmak zorundaydınız. İşte bu sebeplerden dolayı ilk Simon adventure severler arasında kendine haklı bir yer edindi.
İkinci Simon’ın konusu ise şöyle.
Simon ilk oyunda ünlü büyücü Sordid’i yoketmiş ve kendi dünyasına dönmüştür. Fakat Sordid bu kadar kolay yokedilecek bir adam değildir. Ruhu cehennemde rahat durmaz ve kendini başka bir vücuda transfer etmek ve Simon’dan intikam almak için planlar kurmaktadır. Bu amaçla Simon’ın odasına BOYUTLAR ARARASI EŞYA TRANSFER ALETİ (diğer adıyla da bildiğiniz gardolap) yollar. Bizim mal (pardon meraklı) Simon da direk bu aletin içine dalarak yine boyut değiştirir.
İkinci oyunumuz da yine ilk oyun gibi çok başarılı olmuştur. Bunun sebepleri ilk oyundakilere ek olarak oyunumuzun zamanına göre gayet güzel grafiklere sahip olması (ki düşünün oyunumuz vga grafiklere sahip,ama buna rağmen ben bu oyunun grafiklerini şimdi çıkacak oyunun aptal 3D grafiklerine hayatta değişmem),gayet uzun bir oyun olması ve zamanının ilk cd oyunlarından biri olması sayılabilir. O zamanlar Cd oyunu denilince şöyle bir durup düşünülürdü öyle diyeyim. Açıkçası bu iki oyunda kurt gamerlar arasında özel bir yere sahiptir. Şahsen benimde uzun adventure oyunları geçmişimde çok özel bir yere sahiptir. Son zamanlarda böyle kaliteli adventureları yapan firma sayısı bir elin parmaklarını geçmezken hepinize bir an geçmişe dönmenizi ve eğer ki zamanında oynama şansına sahip olamadıysanız şimdi bunu telafi edip bu mükemmel iki oyunu hemen oynamanızı tavsiye ediyor,sağlıcakla kalın diyorum.