Bu yazımımızda, son zamanların en çok tartışılan konulardan biri olan Web 2.0 kavramına değineceğiz. Çok kapsamlı bir konu
olduğundan, bazı detayları kısaca geçmemiz gerekecek. Web 2.0 dediğimiz kavram, ilk defa O’Reilly tarafından ortaya atılan ve daha sonra çok tartışılan bir konu. Hala herkes tam bir tanım birliğine varmış degil; bu da zaten kavramın özüne uyuyor çünkü web 2.0
olarak genellediğimiz
internet deneyimin kendisi de her gün farklı kullanıcılarla kendisini yenileyen bir yapı. Web 2.0 dediğimiz şey aslında bir döneme tekabül ediyor ve bu da kabaca, interneti daha interaktif olarak kullanmaya başladığımız, internet dediğimiz platformda sadece okuyan, pasif bir rol oyanamayı bırakıp aktif varlık gösterdiğimiz bir dönem. Burada bahsettiğimiz platform kavramı çok önemli çünkü Web 2.0 dediğimiz değişimin en belirleyici unsurlarından biri, webin bir servis olarak algılanmaktan çıkıp bir platform olarak algılanmaya başlanması. Bunun en erken örneklerinden biri Napster. Her ne kadar yasal sebeplerden ötürü kapatılmış olsa da, zamanının öncülerinden biriydi. Kendi başına şarkı veritabanı kurup bunu merkezi bir sistem olarak piyasaya sürmektense, internet kullanıcıların birbirlerinin bilgisayarların şarkı çekip kendilerine kaydedecekleri ve bunu yaparken de kendilerinkini başkalarıyla paylaşacakları bir platform oluşturdu. Böylece sadece belirli bir kesime hitap edecek bir sistem yerine, en küçük kullanıcının da katıldığı interaktif bir ortam oluşturdu. Bu sayede, her kullanıcı kendi içinde küçük bir servera dönüştü ve kullanıcı sayısı arttıkça sistem otomatik olarak güçlendi. Zaten Web 2.0 dediğimiz çağın en önemli özelliklerinden biri, kullanıcı sayısı arttıkça güçlenen ve yayılan sistemler olması. Halbuki kullanıcıyı yapısına dahil etmeyen sistemlerde, kullanıcı sayısı arttıkça sistemin bakımı zorlaşıyor. Web 2.0 ile ilgili diğer önemli noktalardan biri ise, web kullanıcıların rollerindeki değişim. Daha önce bahsetmiş olduğumuz pasif-aktif ayrımı kullanıcılar üzerinden yapılıyor. İnternetin hayatımıza girmediği dönemlerde, yazıyla belirli bir ilişki içindeydik. O da yazılı metni okumak, belki kendimiz için ufak notlar almak, sonra da başka bir okumaya kaymaktı. En iyi ihtimalle yazara mektup yazmak ve onun da o mektubu bir yerlerde yayınlamasıydı hayatımızdaki interaktifliğin anlamı. Televizyon ile biraz da olsa -telefon bağlantıları sayesinde- iletişim kanallarımız açıldı. Tabii onun da kendi içinde kısıtlamaları ve zorlukları vardı. İnternet ile haşır neşir olmaya başladığımızda ise, önceden edinmiş olduğumuz iletişim alışkanlıklarımızı bu yeni mecraya aktardık - tam da ne yapacağımızı bilemeden. İşte adı konulmamış ama Web 2.0 olmadığına göre Web 1.0 diyeceğimiz dönemde, web ile ilişkimiz, insanların oluşturmuş oldukları sistem ve sitelerde gezinip, eski mektup misali e-mail ile bir geribildirimde bulunmaktan öteye çok fazla geçmiyordu. Halbuki son zamanlardaki internet ile ilişkimiz incelersek, göreceğimiz manzara oldukça farklı olacaktır. Kullanıcılar artık içerikleri okumuyorlar, oluşturuyorlar. Bir sürü sitenin içeriği normal kullanıcılar tarafından dolduruluyor. Bu oluşturma kavramı çok önemli çünkü belki de gerçek hayatta ulaşamadığımız saf demokrasiye, web üzerinde sahip olabiliyoruz diyebiliriz. Evet bu çok iddialı bir söylem olur ama doğruluk olasılığı da oldukça yüksek. Her türlü konu hakkında yorum yapıp bunu o anda tüm dünyayla paylaşabilmek bizim alışagelmiş olduğumuz bir kavram olabilir ama bu büyük bir yenilik. Ya da dünyaca kabul görmüş bir ansiklopedinin yazarı olmak? Şimdi internet bağlantısı olan herkes Wikipedia yazarı olma potansiyelini taşıyor. Bu fırsatı kullanmak ise kişinin kendi elinde. Tabii tüm bu özgürlük her zaman kısıtlama konusunu da akıllara getiriyor. Wikipedia bu konuda tavrını belirlemiş, her kullanıcı diğer kullancıların süzgecinden geçiyor böylece esktra bir kısıtlamaya gerek duymuyor. Herkes aynı sistemi uygulayamıyor hatta çok daha kontrollü sistemler bile gerçek yaşamın sansürüne takılabiliyor ama bunu bir web problemi olarak incelemek yeterli olmayacaktır. Toplumsal sınırlamalar bazen bu yeni platforma da yansıyabiliyor. Web 2.0 kavramı, Google’da arandığında binlerce sonuç ile karşılaşmayı sağlayacak kadar geniş ve değişken bir kavram. Bu anlattıklarım Web 2.0 kavramına sadece bir giriş sağlayabilir. Tam olarak ne olduğunu anlatabilmek için ciddi bir zaman gerekiyor. Burada elimizden geldiği kadarıyla bu konuya bir giriş yapmaya çalıştık. İlerki yazılarda yeri geldikçe Web 2.0’ın farklı yönlerine de değineceğiz.