Günümüzde mevcut
enerji kaynaklarının azalması insanları yeni kaynaklar arayışı içerisine sokmuştur. Enerji
üreten pek çok santral yapılmakta fakat bu santrallerin güvenilirliği hususundaki kaygılar da tartışmaları beraberinde getiriyor. Küresel ısınmanın tehdidi altında, ki etkilerini artık somut olarak çokca gördüğümüz ve yaşadaığımız bir zamanda çevre dostu olabilecek bir enerji kaynağı neden kullanmıyoruz? Tabi fosil yakıt üreten şirketlerin enerji tercihlerine mahkum olduğumuz siyasi tercihleri bir kenara bırakacak olursak, sorumuza şöyle cevap verebiliriz:
güneş enerjisi bu anlamda en çevreci enerji kaynaklarından biri olarak bilinmekte ve ayrıca güneş
enerjili ısıtma sisteminin üçte birlik bir enerji tasarrufu sağladığı bilinmektedir. Yüzyıllar öncesinde insanların enerjiye en çok ihtiyaç duydukları konu barınma sorunuydu, ancak mevcut enerji kaynakları ve insanların
şehir planlamasında ve mimarisindeki başarıları enerji ihtiyaçlarına çözüm sağladığı gibi mevcut enerjiden maksimum faydalanmalarına olanak sağlıyordu. Teknolojik açıdan çok daha ileride olduğumuz bir çağda yaşamamıza rağmen bugün hala izleri bulunan eski yerleşim yerlerindeki mimariyi ve şehir planlamasını örnek alarak güneş enerjisinden maksimum seviyede yararlanabiliriz. ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden Doç. Dr. Göksu “Küresel Isınma ve Türkiye’nin Güneş Projeleri” isimli kitabında güneş enerjili şehir planlaması tarifini şöyle vermektedir. “Güneşkent modern kentin aksine bulunduğu bölgedeki doğal potansiyeli kullanan ve kendi enerjisini üreten yeni bir yaklaşımdır. Kentin ısıtmadan soğutmaya, elektrik enerjisinden taşıtların yakıtlarına kadar her türlü enerji üretimi için çevresindeki kaynaklara öncelik verir. Enerji açısından tüketen değil üreten bir kent, üreten bir toplum modeline geçişi sağlar”. Sayın Göksu bu mimarinin aslında Anadolu’da yüzyıllar önce yaşamış öncüleri olduğunu vurgulamaktadır. Somutlaştırmak gerekirse, bu tür bir mimari yapı örneğin kışın ısının 5-6 derece daha fazla hissedilmesine yazın da 5-6 derece daha az hissedilmesine olanak sağlamaktadır. Güneş enerjili ısıtma sistemi denince bu sistemden uzun ve soğuk kış aylarında da yararlanıp yararlanılamayacağı düşüncesi geliyor. Ancak Sayın Göksu’nun bu soruya yanıtı bu şüphelerimizi alıp götürüyor. Bu sistemden en çok yararlanan ülke İsveç’miş. Soğuk ve uzun kış ayları geçiren bu iskandinav ülkesinin bile bu sitemden nedenli yararlandığını görmek umarız bu projeleri hayata geçirmek adına oldukça ikna edici olabilmektedir.
GUNES ENERJILI ISITMA SISTEMI hakkında daha fazla düşünce (özet)