Yazar,kitabı dönem dönem,Finlandiya'ya yaptığı seyahatlerde tuttuğu notları bir araya getirerek yazmıştır.Yıllarca İsveç
ve Rusya'nın sömürgesi altında kalan Finlandiya'nın,eğitim ve kültür bakımından kısa sürede nasıl kalkındığını konu edinmektedir.Yazar,Fin halkının çok uysal olduğunu ve kendilerine bir zarar gelmemesi için diğer ülkelerin gitmek istemediği,Rusya'nın kuzey batısında bulunan,kendi deyimleriyle"Suomi" yani "bataklık" anlamına gelen ülkeyi yurt edindiklerini ve yıllarca İsveç'in sömürgesi altında yaşadıklarını,bu nedenle Finlandiya'nın bütün yönetim birimlerinin,ticari müesseselerinin,okulların ve hatta kiliselerin bileİsveç'lilerin elinde olduğunu,İsveç'lilerin Fin Halkına ikinci sınıf insan muamelesi yaptıklarını beyan eder.Bütün bu olumsuzlukların ise1808 yılında Rusya ile İsveç arasında yapılan savaşta Rusya'nın Finlandiya'yı almasıyla sona erdiğini ve bu dönemden sonra Finlandiya'nın kendi içerisinde bağımsız olarak Rusya'nın idaresine girmiş olduğunu kaydeder.
Kendi içerisinde bağımsız yaşayan Fin halkının kendi kültür ve medeniyetlerini ilerletme fırsatı bulduklarını,Rusya'nın ise herhangi bir devletle ortaya çıkabilecek bir savaş sırasında,düşmanın kendi topraklarına komşu olan Finlandiya topraklarından geçerek,Rusya'nın başkenti olan Petersburg'a saldırma tehlikesini ortadan kaldırdığını söylemektedir.
Grigory Petrov,Finlandiya'nın Rusya idaresine geçtikten sonra kendi kültürlerini ilerletme fırsatı bulduklarını,ancak yıllarca İsveç sömürgesi altında kaldıklarından dolayı aydın sayılabilecek,milleti yönlendirebilecek gençlerin,öğretmenlerin,rahiplerin ve memurların sayısının çok az olduğunu belirtmektedir.Bu dönemde Fin kültürünü,medeniyetini yükseltmek isteyenlerin başına büyük bir filozof ve siyaset adamı olan Snelman isimli bir şahsın geçtiğini ve kitleleri bilinçlendirdiğini söylemektedir.Snelman isimli şahsın en büyük şöhreti ise, Fin kültürünü ortaya çıkaran bir halk öğretmeni olduğunu ve bu sıfatla köy köy,bucak bucak dolaşarak halkı,eğitim,sağlık,spor,askeri ve daha bir çok alanda bilinçlendirmeye çalıştığını,bu çabaların sonucunda ise çevresinde birçok aydın sayılabilecek kişilerin toplandığını,bu kişilerle birlikte Finlandiya'nın birçok yerinde konferanslar verdiğini kaydeder.Yazar,Snelman'ın çevresinde toplanan kişilerden öğretmenlerin en ücra köylere giderek eğitim verdiklerini,yine hekimlerin Fin halkına birçok salgın hastalıktan korunma yolunu gösterdiğini,başıboş gezen gençlerin askeri kışlalarda askerlik yaparak millete faydalı birer birey haline getirildiğini,ailelerin çocuklarını yetiştirme konusunda bilinçlendirildiğini,ticaret alanında birçok gelişmenin yaşandığını,özellikle küçük dükkanları bulunan Yaruınen ve Okunen isimli şahısların kendilerini geliştirerek bir çok ülkeye çikolata ve ayakkabı ihraç ederek Finlandiya'nın tanınmasında öncülük ettiklerini,dolayısıylaSnelman,Yaruınen,Okunan ve daha birçok Fin aydınının,Fin halkıyla elele vererek,bataklıklar ülkesi Finlandiya'yı,nasıl beyaz zambaklar ülkesine çevirdiklerini kitabında konu etmektedir.