Büyük bir şatoda yaşayan,Dünya'nın en ünlü otuz bilgesinden oluşan suskunlar meclisinin ilk ve temel kuralı konuşmadan anlaşmak,ikincisi
ise ölenin yerine kabul edilen dışında,sayıyı kesinlikle artırmamaktır.Bu uygulamadan haberdar olan ünlü bir bilge ise kuralları bildiğinden,meclise katılabilmenin tek şartını takip etmektedir.
Üyelerden birinin ölüm haberini alır almaz atına atlayan bilge şatoya varır.Kapıyı açan görevli(görevli de konuşmaz)bilgenin meclise katılmak için geldiğini anlar ve adını bir kağıda yazarak,zaten toplantı halinde olan üyelerin masasına bırakır.İsmi gören üyelerin yüz ifadeleri değişir.Lakin aralarına katılmasını istedikleri gerçek bir bilgedir kapıya gelen.Ama maalesef ölen üyenin yerine yeni birisi alınmıştır.Kuralları bozamazlar ve bunu ifade edebilmek için bir bardağa ağzına kadar su doldurarak kapı görevlisine verirler.Görevli izahatı anlamıştır.Bir damla su bardağı taşıracaktır.Bardağı dökmeden kapıda cevap bekleyen bilgeye götürür.Mesajı bilge de anlamıştır.Hiç konuşmaz ve kapının yanındaki gülden bir yaprak koparır ve kapıcının elindeki su dolu bardağa bırakır.Gül yaprağı suyun üzerinde süzülmektedir ve bardak taşmamıştır.Bu sessiz cevap karşısında saygıyla eğilen görevli, bardağı üzerindeki gül yaprağıyla birlikte cevap bekleyen bilgelerin önüne bırakır.Tüm bilgeleri hayretler içinde bırakan bu asil ve mütevazi cevap karşısında,kuralları değiştirme pahasına yeni üyenin kabul edildiği,otuz sayısının sağına bir sıfır daha eklenerek görevliye verilir.Baktığı kağıtta üçyüz sayısını gören bilgemiz meclisin gücünü on katına çıkardığı mesajını alır ve içeriye girer.Ancak mütevazi cevabı bilgelere yanlış karar vermediklerini hissettirir niteliktedir;sağ tarafta duran sıfırı siler ve sol tarafa yazarak masaya bırakır..