Anthony Burgess’in yazdığı, yüzyılın en ilginç, en tartışılan eserlerinden biri. Orijinal adı “a clockwork Orange”. Alex, bir grup arkadaşıyla
birlikte yasa dışılık, serserilik ve avarelik girdabında bir gençtir. Aynı zamanda grubun
da lideridir. Grubuyla birlikte, soygun, tecavüz, darp ve gasp da dahil olmak üzere bir çok suça bulaşır. Bu arada bazen, grup arkadaşlarıyla liderlik üzerine tartışmalar olur. Bir gün, yaşlı bir kadının ölümüne sebep olurlar ve Alex yakalanır.
Önce hapishaneye, ardından
ilginç bir rehabilitasyona tabi tutulur. Yaptığı tüm olumsuz davranışlar karşısında vücudunun olumsuz tepkiler vermesine sebep olan bu rehabilitasyon sonunda tamamen kendine yabancılaşan alex, içi boş bir varlığa dönüşür.
Eski hayatının mağdurlarınca ve hatta dostlarınca dışlanır ve
şiddet görür ama metabolizması karşılık veremeyecek durumda, sadece olaylara katlanmak zorundadır.
Daha sonra, tekrar rehabilitasyona tabi tutulur ve alex, eski haline geri döner.
Eser, insanın seçim hakkına müdahaleye eleştirel bir bakış sunuyor. İyilik seçilmeli mi yoksa insanlar zorla iyiliğe yönlendirilmeli mi? Bu iki çelişkiyi ortaya koyup insanın da bu konu hakkında kafa yormasını sağlıyor.
Eserde şiddetin yükselmesiyle birlikte klasik
müziğe vurgu yapılması eseri daha da ilginç kılıyor. Şiddet kullanmaya dayalı hayatına rağmen, kahramanımız klasik müziğe düşkünlüğüyle ön plana çıkmaktadır.
Eser, konusu, işlenişi, buluşlarıyla gerçekten de son derece özgün bir yapıya sahip.
otomatik portakal hakkında daha fazla inceleme