“Kral ve Hortlak”, kadimi Kelt masallarının, İrlanda efsanelerinin, Ortaçağ Hıristiyanlığı anlatılarının,
binbir gece masallarının,
kral Arthur ve yuvarlak masa şövalyelerinin ve Hindu yaratılış mitlerinin harmanlandığı yapıtında, bize bu ürünleri, çok daha ilgi çekici bir pencereden sunuyor. İyiyle kötünün ezeli mücadelesi, insanın var oluşunun amaçları, dünya üzerindeki serüveni, erdem, yiğitlik, aşk… vb gibi bitim bilmez konulara Heinrich Zimmer’in perspektifiyle bakıyoruz bu kez. Yazar, bu masalları tekrar anlatırken, içlerindeki imgeleri
psikolojik ve felsefi anlamlara dönüştürerek okuyor. Okuyucu, o güne kadar sıkça duyduğu ve kültürünün bir parçası haline gelen
anonim ürünlerin taşıdığı bambaşka anlamlarla, ürünü yeniden keşfediyor. Bir kelt masalının içindeki, pınar, at, düello vb. simgelerinin, aslında eski kelt inanışlarına atıfta bulunduğunu, eski kelt rahiplerinin öğretilerinin maddeye dönüştürülmüş bir versiyonu olduğunu öğrenebiliyoruz. Ya da Binbir gece masallarındaki Cimri Kasım’ın, eski pabuçlarının yerine yenisini almayışından yola çıkan yazarın, şaşırtıcı psikolojik tahlillerde bulunduğuna şahit olabiliriz. Binaenaleyh doğu ve batı ürünlerinin ne kadar da ortak yanları bulunduğu, içerdikleri kültürel imgelerin farklılıklarına rağmen, ne kadar da benzer amaçlara hizmet ettiklerini görmek şaşırtıcı. İnsanda anonim ürünlere (masallar, destanlar, efsaneler, halk hikâyeleri vb) karşı dayanılmaz bir ilgi uyandırıyor. Okuduğum en farklı ve yenilikçi kitaplardan birisi.