Shvoong Ana Sayfa >  > yenikapı (padişah ile falcı)

.

yenikapı (padişah ile falcı)

Summary rating: 4 stars 21 Eleştiri
Yazar : anonim
Review by : evenstar
Ziyaretçi sayısı : 213  kelimeler: 600   Yayın tarihi: Ocak 10, 2008
Bu, iki rivayetli bir hikâyedir; BİRİNCİ HİKÂYE: Padişah ikinci Mehmet, İstanbul’u muhasara etmiştir. Kuşatma sırasında, bir falcının yolu, Sultan’ın karargâhına düşer. Sultan, inanmasa da falcıya, kuşatma sonunda şehrin alınıp alınamayacağını sorar. Falcı, “şehri fethedeceksiniz sultanım” diye cevap verir ve daha pek çok konuda öngörülerde bulunur. Sultan falcıları pek sevmediği için de olsa gerek, falcının bir dalkavuk ve şarlatan olduğuna kanaat getirir ve ona bir ders vermek ister. “peki” der, “madem İstanbul’u fethedeceğimi bildin, şehre hangi kapıdan da gireceğimi bil bakalım. Bilirsen ödülün büyük olacak. Yok, bilemezsen şarlatanlığın tescillenmiş olacak ve kellen gidecek”. Falcı, ”hayhay” der ve cevabı bir kâğıda yazarak sultana verir ve şunu da ekler: “Sultanım benim de sizden bir ricam olacak. Bu kâğıdı, öngördüğüm şekilde, şehri fethedip, şehre girdiğinizde açmanızı arz ediyorum.” Sultan, falcının bu isteğini kabul eder. Kısa bir süre sonra kuşatma başarıyla sonuçlanır ve İstanbul fethedilir. Ancak Fatih Sultan Mehmet, falcıyı yalancı çıkarmak ve cezasını vermek için, şehre hiçbir kapıdan girmez. Askerlere, surları yıkarak yeni bir kapı açmalarını emreder. Açılan kapıdan içeriye girer ve kâğıdı heyecanla açar ve okur: “YENİ KAPINIZ HAYIRLI OLSUN SULTANIM!” İKİNCİ HİKÂYE: Aynı içerikli diğer hikâye ise Sultan dördüncü Murat’a dayandırılır. Dördüncü Murat, uyguladığı alkol ve tütün yasağının ne derece hayata geçirildiğini gözlemlemek üzere, sık sık tebdili kıyafet, İstanbul’u dolaşır ve yasağına uymayanları tespit ederek cezalandırır. Yine bir gün tebdili kıyafetle halkın arasına karışan Sultan Murat, Üsküdar’dan kayığa biner ve kayıktaki yolculardan biri ile sohbete girişir. Yolcuya ne iş yaptığını ve kim olduğunu soran padişah, “Bana Üsküdarlı Remilci Ahmet Ağa derler. Remil atar, gaipten haberler veririm” cevabını almış. “madem öyle bir hünerin var, de bakalım, padişah şimdi nerededir?” diye, padişah, Ahmet Ağa’nın marifetini imtihan etmek ister. Ahmet ağa, remil atar ve cevaplar: “Padişah şu anda deryada bir kayığa binmiş haldedir. Bir daha remil atayım ve tam yerini söyleyeyim” diyerek tekrar remil atar ve şaşkınlıkla muhatabına bakar. “Tuhaf şey, padişah bu kayıkta görünüyor. Ben olmadığıma göre, o, sensin” diyerek sultanın önünde eğilir. Padişah, mahcubiyetten iki büklüm olan Ahmet Ağa’nın hünerini takdir eder ama bir istekte daha bulunur: işin bitmedi Ahmet Ağa. Karaya çıkınca, şehre hangi kapıdan gireceğimi de bilmeni istiyorum. Bunu bilirsen ihsanım büyük olacak. Ama eğer bilemezsen gerisi seni ilgilendirir.” Ahmet Ağa remil atar ve cevabı bir kâğıda yazarak, sultanın eline kapalı bir halde tutuşturur. “sultanım, şehre hangi kapıdan gireceğiniz, kâğıtta yazılıdır. Ama sizden ricam, kâğıdı şehre girdikten sonra açmanızdır” Padişah bu isteği kabul eder ve karaya çıkar. Surlarda nöbet tutan askerlere, surları kazarak yeni bir kapı açmalarını emreder. Askerler kısa sürede yeni bir kapı açarlar ve padişah, şehre, yeni açılan bu kapıdan girer. Girer girmez de kâğıdı açar: “YENİ KAPINIZ HAYIRLI OLSUN SULTANIM!” İşte o semt, bugün “YENİKAPI” adıyla bilinir.

yenikapı (padişah ile falcı) hakkında daha fazla inceleme
Lütfen bu özeti derecelendirin : 1 2 3 4 5


Açıklamalar

Read Free Summaries - Write and Get Paid

İnsanlığın Bilgisini Shvoong'da Özetleyin. Join us!

------