• Oturum Aç
  • ‎Shvoong nedir?‎
  • Oturum Aç
    Oturum Aç
    Kullanıcı adımı hatırla Şifrenizi mi unuttunuz?

İnsanlığın Bilgisini Shvoong'da Özetleyin

.

.

Uçurtma Avcısı

tarafından : dergen     

Yazar : Khaled Hosseini
Emir , Kabil'deki soylu bir ailenin tek çocuğudur. Annesi onu doğururken öldüğü için babası ölümün nedenini oğlu olarak görmektedir.
Aralarında hep bir soğukluk vardır ve Emir bu soğukluğu aşmak için elinden geleni yapmaktadır. Emir'in ve babasının yanında çalışan hizmetli Ali ,babasının çocukluk arkadaşıdır. Ali'nin oğlu Hasan Emir'den bir yaş küçüktür ve ikisi arasında çok güzel bir dostluk vardır. Ancak eve misafir geldiğinde Emir ,Hasan'ın yüzüne bile bakmamaktadır. Nedeni ;Hasan'ın Kabil'de ,ikinci sınıf vatandaş muamelesi gören Hazara soyundan olmasıdır. Çekik ışıl ışıl gözleri, tavşan dudağıyla Hasan, Emir'i o kadar çok sevmektedir ki Emir'e sataşan çocuklara karşı kendisini siper etmektedir. Emir de Hasan'a kitaplar okumaktadır ve okulda yaşadıklarını anlatmaktadır. Bu güzel dostluk Afganistan'da düzenlenen geleneksel uçurtma yarışıyla son bulur.
 Hasan çok iyi bir uçurtma avcısıdır. Emir de babasıyla arasındaki soğukluğu sona erdirmek için bu yarışı kazanması gerektiğinin farkındadır. Zorlu yarışı Emir kazanır ve son uçurtmayı da düşürdükten sonra Hasan'a uçurtmayı yakalamasını söyler. Hasan "Senin için bin tane olsa yakalarım" der ve koşmaya başlar. Aradan uzun zaman geçer ve hala Hasan ortada yoktur. Emir Hasan'ı aramaya gidince korktuğu şeyin başına geldiğini görür. Hasan , daha önce onları sıkıştıran çocukların eline düşmüştür.Çocuklar ona ,Emir'in ondan utandığını arkadaşları gelince suratına bile bakmadığını ve uçurtmayı kendilerine vermesini söyleseler de Hasan ,Emir ile arkadaş olduğunu ve uçurtmayı vermeyeceğini söyler. Emir bunları dehşetle izler , korkudan ne yapacağını bilemez. Aklına Hasan'ın onu nasıl koruduğu gelir ; ama o aynısını yapamaz. Grubun başı olan Assef Hasan'a tecavüz eder , Emir daha fazla dayanamayarak oradan kaçar.Hasan eve gelir, ama günlerce ortada görünmez. Emir yaşadığı vicdan azabıyla Hasan'ı görmekten kaçar hep. Hasan ne zaman yanına gelse kovar, ona vurur . Hasan ağlayarak yalvarır :"Lütfen eskisi gibi arkadaş olalım ağam."Emir susar.
 Günler birbirini kovalar ve Emir'in doğumgünü gelir. Büyük bir parti verilir, herkes davet edilir. Hasan'a tecavüz eden çocuk ve arkadaşları da gelir. Emir babasının en iyi arkadaşını yakın hisseder sadece kendisine. Hasan'ın Emir'e çok iyi bir yazar olabileceğini söylediği gece ,Emir'in yazdığı hikayeleri çok beğenen adam, Emir'e hikayeleri yazması için defter hediye eder. Emir herşeye rağmen mutsuzdur. Hasan'ı, kendisine tecavüz eden çocuğa hizmet ederken görünce azabı daha da artar. Kararını verir; Hasan'ı ve Ali'yi buradan yollayacaktır. Babasına bunu teklif edince babası beklemediği sertlikte tepki verir. Hasan'ın aileden olduğunu hiçbir yere gitmeyeceğini söyler.Bunun üzerine Emir, Hasan'ın yastığının altına para koyarak ona iftira atar. Hasan ve babası ağlayarak evi terkeder. Hasan karşı çıkmaz, Emir zor durumda kalmasın diye sesini çıkarmayacak kadar sadık bir dosttur.Hasan ve Ali gidince, Emir babasının ağladığını ilk defa görür.
 Rus askerleri Kabil'in heryerini sarmakta ve orayı yaşanmaz hale getirmektedir. Emir ve babası Amerikaya'ya kaçmaya karar verirler. Zor şartlar altında Amerika'ya gelirler. Kaçtıklarını anlamasınlar diye Emir'in babası bütün malını olduğu gibi bırakmıştır. Amerika'da benzincide çalışmaya başlayan babası Emir'in yazar olmasına karşıdır. Ama Emir kararlıdır ;yazar olacaktır.
  Para biriktirip araba alırlar ve pazarda çalışmaya başlarlar. Burada Amerika'ya kaçan diğer Afganlar da çalışmaktadır. Emir babasının arkadaşı olan eski generalin kızı Süreyya'ya burada aşık olur. Emir'in aşkı karşılıksız kalmaz ve Süreyya ile evlenir. Babasının kansere yakalanmasıyla hayatı alt üst olan Emir  bunalıma girer.Emir ve Süreyya'nın evlat sahibi olamayışları da bu bunalımı besler . Emir geçmişte yaptıklarının bedelini ödediğini düşünür.
  Emir Amerikadayken Taliban yönetime el koymuş ve Kabil'i cehenneme çevirmiştir.
  Emir'e , hayatını değiştirecek telefon , Pakistan'dan babasının en yakın arkadaşından gelir. Adam yakında öleceğini onu son kez görmek istediğini söyler. Telefonu kapatmadan önce de tekrar iyi bir insan olmanın mümkün olduğunu söyler.
  Emir Pakistan'a gelip adamı bulur. Oturup uzun uzun konuşurlar.Emir'in gitme vakti geldiğinde adam Emir'e der ki:"Sana bazı gerçekleri anlatmanın zamanı geldi. Siz gittikten sonra Hasan'ı buldum. Evlenmişti ve karısı hamileydi. Derme çatma bir evde oturuyorlardı. Onları ikna edip sizin eve yerleştirdim.Hep beraber çok mutlu bir şekilde yaşıyorduk. Hasan'ın karısı çocuğunu düşürünce evde büyük bir hüzün yaşadık. Ancak daha sonra dünyaya gelen ikinci çocuğu Sohrab bizim tekrar neşe kaynağımız oldu. Hasan'ı bebekken terkeden annesi geri döndü;Hasan onu affetti.Birgün Taliban askerleri eve el koyacaklarını söyleyince Hasan karşı çıktı. Hasan'ı ve karısını orada kurşuna dizdiler. Sadece Sohrab hayatta kaldı ; o da ona iyi bakılmayan bir yurtta. Onu alıp buraya getirmeni istiyorum". Emir Kabil'e giderse ölebileceğini, onu bekleyen eşi olduğunu söyleyince adam gerçeği bir tokat gibi yüzüne vurur; "Hasan senin kardeşin!". Emir bir an şoka girer. Adam devam eder: " Ali kısırdı. Hasan ,babanın ,Ali'nin karısından olan oğlu. Baban çok asil ve zengin bir aileden geliyordu. Hazara'lı bir kadından gayrimeşru çocuğu olduğunun duyulması felaket demekti. O yüzden sakladık.Hasan ,babanın hep uzaktan sevmek zorunda kaldığı gayrimeşru oğluydu." O an Emir'in aklında herşey netleşti:Babasının Hasan'a dudak ameliyatı yaptırması, evden gittiğinde ağlaması ve Hasan bu aileden demesi...
  Emir Kabil'e gitti. Cehennemden de beter olan bu yeri görünce eski günlerine büyük özlem duydu. Sohrab'ı bulmak için gittiği yetimhanede Sohrab'ın Talibana satıldığını öğrendi. Vicdanını rahatlatıp Hasan'ın ona yaptığı bunca iyilik karşısında o da birşey yapmak için Taliban'ın başıyla görüştü ve çocuğu istediğini söyledi. Adam yıllar önce Hasan'a tecavüz eden Assefti. Emir'le dövüşecek; yenen çocuğu alacaktı.Assef, Emir'i öldürmek üzereyken Sohrab Assef'in gözüne sapanla attığı taşla onu kör etti ve kaçtılar.
  Emir Sohrab'ı evlat edinmeye karar verdi. Süreyya da bunu çok istediğini söyleyince işlemlere başladılar. Sohrab yaşadıklarından dolayı içine kapanık , hiç konuşmayan bir çocuktu.
  Amerika'daki Afganların yaptığı gelenekseksel uçurtma yarışında Emir Sohrab'ı yanına çağırarak yanlarındaki uçurtmayı yeneceklerini söyledi. Uçurtmayı yere indirdiklerinde Emir:" Uçurtmayı senin için getirmemi ister misin?" diye sordu. Sohrab evet anlamında başını sallayınca Emir "Senin için bin tane olsa yakalarım." diyerek koşmaya başladı ; yıllar önce Hasan'ın Emir'e dediği gibi.
Yayın tarihi: Haziran 16, 2009

Açıklamalar

Lütfen bu özeti derecelendirin : 1 2 3 4 5

Bookmark & share this post

Bu özeti okuyanlar aynı zamanda şunu da okudu:

Etiketler

.