GÜLPERİ İLE ÇİÇEK ÜLKESİNİN PRENSİ Çok eski zamanlarda ormanın içindeki kulübede fakir
bir oduncu ile karısı yaşarmış. Oduncu yaz-kış demeden kestiği odunları kasabada satar parasıyla da zar zor geçinirlermiş. O sene kış, her zamankinden daha erken bastırmış. Şımarık batı rüzgarı son gücüyle esiyor, lapa lapa yağan karı tipiye çevirerek müthiş eğleniyormuş. Oduncu, bu kötü havaya rağmen ormanın derinliklerine inip odun kesmek zorundaymış. Daha fazla oduna ihtiyacı varmış çünkü çok yakında bir bebeği olacakmış. Kapıda kendisini uğurlayan karısının karnını sevgi ile okşamış, bu arada karısının eteklerini uçuran rüzgara da kötü kötü bakmış. Ama bu rüzgarı hiç etkilememiş.
Oduncunun eski paltosundan içeri dalıp onu da üşüttükten sonra tüm ilgisini ağaç kovuğuna yöneltmiş. Şımarık rüzgarın kızdırmayı en çok sevdiği canlılar ağaç perileriymiş. O gün de toplayabildiği kadar karı kovuktan içeri atıp onların dışarı çıkmasını keyifle beklemiş. Bu oyuna daha fazla dayanamayan ağaç perileri rüzgara ders vermek üzere kovuklarından çıkmışlar ancak duydukları kadın çığlığıyla oldukları yerde kalakalmışlar. Rüzgar bile esmeyi bırakmış, dinliyormuş. Çığlık fakir oduncunun kulübesinden geliyormuş.
Minik perilerle birlikte rüzgar da kulübenin bacasından içeri dalmış. Kulübenin her yerine odunlar dağılmış durumdaymış. Odunlar arasında da oduncunun karısı yatıyormuş. Minik periler bebeğin dünyaya gelmek üzere olduğunu anlayıp hemen işe koyulmuşlar. Bir tanesi odunları toplayıp şömineyi yakmış, diğeri hemen dışarıdan kar getirip bir kaba koymuş ve ocağa yerleştirmiş. Periler ortalıkta renkli pırıltılarla uçuşup dururken şaşkınlıktan ağzı açık kalan oduncunun karısı altın sarısı saçlı, pembe yanaklı ve gök mavisi gözlü minik bir kız dünyaya getirmiş. Periler onu yıkayıp çarşaflara sararak annesinin yanına vermişler. Sonra da hayranlıkla onu seyre dalmışlar. İçlerinden biri;
- Hadi onun için dilekte bulunalım
demiş. İncecik kanatlarından minik ayaklarına kadar pembe olan
PERİ dünyalar güzeli bebeğe bakarak:
- Ömrün çok mutlu geçsin, hep gül ve gülünce etrafında pespembe, mis kokulu güller açsın.
demiş. Yeşil renkteki peri:
- Ayakların hiçbir
zaman kirlenmesin, yolların her zaman yeşil çimlerle kaplı olsun, yürüdüğün yerde yemyeşil çimler bitsin .
demiş. Beyazlar içindeki peri söz alarak:
- Ben onun hiçbir zaman ağlamamasını temenni ederim. Ama ağladığı zaman gözyaşları yanaklarından birer inci tanesine dönüşerek dökülsün.
demiş. Altın sarısı renkteki peri kıkırdayarak:
- Ben sadece bebek için değil fakir ailesi içinde bir dilekte bulunacağım.
demiş ve oduncunun karısına dönerek :
-Bebeğin banyo suyunu asla dökmeyin çünkü o suların çil çil altına dönüşmesini diliyorum. Böylece hiç fakirlik çekmeyeceksiniz.
demiş. Sırada mavi peri varmış.
BÖLÜM 1
Devam edecek
Not :Devamını isimle arayın.
GÜLPERİ İLE ÇİÇEK ÜLKESİNİN PRENSİ hakkında daha fazla inceleme