1. BÖLÜM: 2. DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ SOVYET BARIŞ ÇABALARI VE TÜRKİYE (1938 – 1939)
2. BÖLÜM: ALMANYA DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI
GİZLİ BELGELERİ (1941 – 1943)
3. 2. DÜNYA SAVAŞI VE TÜRKİYE
Birinci bölüm, SSCB Dışişleri Bakanlığı gizli arşiv belgelerini içermektedir. Bu gizli belgeler 1957’de SSCB’de İngilizce olarak yayınlanan “CORRES – PONDENCE” adlı kitapta yer almaktadır. . ikinci bölümdeki gizli arşiv belgeleri 2. Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu Birlikleri tarafından ele geçirilmiştir. Buradaki belgelerde Almanya Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin büyükelçilikleriyle olan yazışmaları bulunmaktadır. Belgelerde yazıları alanlar ve gönderenler, açık adresleri, görevleri ile belirtilmiş,yazıları alanların ve gönderenlerin o tarihte nerede ve hangi görevde bulundukları da bildirilmiştir.Üçüncü bölümde 2. Dünya Savaşı’na Türkiye’nin yaklaşımı dile getirilmiştir. Atatürk’ün 1. Dünya Savaşı ve 2. Dünya Savaşı üzerine düşüncelerini de bu bölümde bulabiliriz. Bu kısımlara ek olarak yapıtta, özel adlar listesi ve kronolojik sıralama vardır.
2. DÜNYA SAVAŞI’ NDA TÜRKİYE ÜZERİNE GİZLİ PAZARLIKLAR
VE DENİZ SOM
Birinci Dünya Savaşı sonunda İtilaf Devletleri yenilgiye uğrattıkları İttifak Devletlerine ayrı ayrı, koşulları çok ağır olan, antlaşmalar imzalattılar. Almanya, Avusturya – Macaristan İmparatorluğu ve Bulgaristan yaptıkları antlaşmalarla büyük zarara uğradı. Osmanlı İmparatorluğu da Serves (Sevr) antlaşmasını imzaladı; ancak Türk ulusu bu antlaşmayı tanımadı. Mustafa Kemal ve arkadaşları Kurtuluş Savaşı’nı başlattı. Türk ulusu Kurtuluş Savaşı’nı zaferle tamamladı ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu. Versailes antlaşması Almanya’da büyük hoşnutsuzluk yaratmıştı. 1923’te Almanya’da büyük bir ekonomik sıkıntı başlamıştı; bu durumdan yararlanan Adolf Hitler, Nasyonel Sosyalist Partisi’ni kurdu. Bu partini amacı, Alman ırkının üstünlüğünü bütün dünyaya kabul ettirmekti. Bir süre sonra Hitler, Nazi Partisi’nin gücüne dayanarak bütün Almanya’yı ele geçirdi. Almanya’yı Avrupa’nın en güçlü devleti durumuna getirdi.
İtalya da Birinci Dünya Savaşı’ndan umduğunu alamamıştı. Mussolini Faşist Partisi’ni kurdu. ( 1939 ) Mussolini Hitler gibi davranarak az zamanda İtalya’yı ekonomik ve sosyal yönden kalkındırdı. Türkiye, Cumhuriyet yönetimi kurulduktan sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, “ Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesine bağlı kalarak ülkenin kalkınması ve ilerlemesi için ekonomik, sosyal ve kültürel devrimlere başladı. Almanya ve İtalya aralarında anlaşarak Roma – Berlin Mihveri denilen bir birlik kurdular ve bu birliğe daha sonra Japonya da katıldı. Bu üç devlete Mihver Devletler adı verildi. İngiltere ve Fransa, bu gelişmelere karşı aralarında anlaşarak Müttefik devletler birliğini oluşturdu. Hitler, Avrupa devletlerinden istediklerini daha da arttırdı. Versailes Antlaşması’nı tanımadığını ilan etti. Polonya, Sovyetler Birliği ile saldırmazlık antlaşması imzaladı. Almanya, Polonya’ya saldırınca İngiltere ve Fransa da Almanya’ya karşı savaşa girdi ve İkinci Dünya Savaşı başlamış oldu.
Bütün bu gizli mesajlaşmalar ve yazışmalar esnasında 2. Dünya Savaşı başlamış ve ülkeler kendilerine göre politikalar izlemeye çalışmıştır. Almanya iki hafta içinde Polonya’yı işgal etmiştir. Rusya Finlandiya’ ya saldırır; ama başarılı olamaz. Almanya hızla Danimarka, Norveç ve Hollanda’ yı alır ve Fransa’ya saldırır. Bu sırada Almanya’nın yanında İtalya savaşa katılır.
Fransa güçsüz kalınca İngiltere saldırıya açık kalır. Bu gelişmelerden sonra Almanlar Balkan Devletlerine de saldırmış; ancak Türkiye ile bir dostluk antlaşması imzalamıştır. Savaşın başlarında tarafsız kalan Amerika Birleşik Devletleri, Japonların Pearl Harbor deniz üstlerine saldırmasıyla savaşa girer. Bu gelişmeler yaşanırken Türkiye tarafsızlığı seçmiştir. Türkiye , savaşa girmek istemese de bir saldırı karşısında kalabileceğini düşünür. Bu arada Türkiye Cumhuriyeti’ nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ölmüş; (1938) yerine yakın dostu ve silah arkadaşı İsmet İnönü Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Türkiye 2. Dünya Savaşı sırasında Almanya - Sovyet Rusya antlaşması üzerine, İngiltere ve Fransa ile karşılıklı yardım antlaşması imzalar. Sınırlara asker yığıp Meriç ırmağındaki köprüleri atar.
Almanlar, Türklerin 1. Dünya Savaşı’ndaki başarılarını ve kahramanlıklarını bildikleri için Türkiye’ ye girememiştir. Almanya da İngiltere de Türkiye’ yi savaşa girmeye zorlar; ama Türkiye savaşın acılarının, yükünün, ağırılığının bilincinde olduğu için savaşa girmez. Savaşın sonlarına doğru Türkiye, Müttefik Devletlerin baskısıyla Almanya ile Japonya’ ya savaş açar. Savaş sonunda Almanya ve İtalya büyük kayıplar verir. Almanya (1945) sonunda teslim olur. Amerika’ nında atom bombasını Hiroşima ve Nagasaki’ ye atmasıyla Japonlar (1945) teslim olur ve 2. Dünya Savaşı biter.
Atatürk, 1. Dünya Savaşı’nın sağlam temeller üzerine oturmadığını biliyordu ve böyle bir savaşın gerçekleşeceğini, söylediği sözlerle önceden kestirebilmişti. Ülkeler arası belgeler ile yakın tarihimizi gözler önüne seren bu yapıtta 2. Dünya Savaşı’ndaki Türkiye ve Türkler’ in tutumu dikkat çekici bir şekilde dile getirilmiştir. 2. Dünya Savaşı sırasında Türk dış politikasının amacı savaşa katılmadan Türkiye’ nin toprak bütünlüğünü korumak olmuştur. Türk önderleri ne bir karış toprak vermeyi ne de bir karış toprak almayı düşünmüştür. Hitler’ in Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ yü tehdit eden mektubu ve İnönü’ nün ona aynı sertlikte verdiği cevap bizim bu savaştaki tavrımızı açık bir şekilde ortaya koyar. İsmet İnönü’nün 2. Dünya Savaşındaki politik inceliği ve ustalığı herkesi hayran bırakabilecek niteliktedir. Sürükleyici ve doğal bir anlatımla kaleme alınan bu yapıtta herkesin anlayabileceği bir dil kullanılmıştır. Vatanımızın yakın geçmişini anlatan bu yapıt, Türkiye ve Türk gençliği için büyük bir armağandır. Türkiye coğrafi konumuyla Dünya siyasal gelişiminin çok önemli bir yerinde bulunmaktadır. Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığını bir kez daha anımsamalıyız.