• Oturum Aç
  • ‎Shvoong nedir?‎
  • Oturum Aç
    Oturum Aç
    Kullanıcı adımı hatırla Şifrenizi mi unuttunuz?

İnsanlığın Bilgisini Shvoong'da Özetleyin

.

Shvoong Ana Sayfa>Kitaplar>Yeni DÜNYA DÜZENİ KEMALİZM VE TÜRKİYE

.

Yeni DÜNYA DÜZENİ KEMALİZM VE TÜRKİYE

tarafından : dokuz     

Yazar : METİN AYDOĞAN
Metin Aydoğan eserinde 21. Yüzyıla girerken dünyanın durumunu ve de ülkelerin içinde bulunduğu şartları öne çıkarmış ve öncelikle
bir durum tespiti yapmıştır. Bu tespit neticesinde yazar ilk olarak birinci bölüm’de 21. Yüzyıla girişi, ikinci bölümde 20. Yüzyılda yaşananlar 3. bölümde Türk Kurtuluş savaşını 4. bölümde 2. Dünya savaşının hazırlık süreci 5. bölümde 1923-1939 yılları arasında Ulusçuluğun dünya üzerinde yayılması ve de son bölümde Cumhuriyet’ten Atatürk’ün ölümüne kadar olan zaman süreci içinde Türk Devrimini anlatmıştır. Kitabın genel özetinde yazar ağırlıklı olarak Kemalizmin devletçilik yönünü ele almıştır. 20. Yüzyılda Dünyada yaşanan akımların ve sömürgeciliklerin, yeryüzündeki hızlı gelişmelerin yol açtığı zenginlik, fakirlik ve insanlar arasında büyük farklılıkların meydana geldiğini ortaya koymaktadır.
Bu büyük şirketler belli bir süreden sonra artık sadece kendi çıkarlarını değil aynı zamanda ülke çıkarlarının kendi şirketlerine göre yönlendirildiğini göstermektedir. 20.Yüzyıl başlarından itibaren ; Almanya, Avrupa Birliği ile Japonya APEC grubuyla ve de ABD gibi ülkelerin zengin çok uluslu şirketleri küreselleşmenin en büyük yaratıcıları olmuşlardır. Bu ülkelerin politikası ise dünyayı parçalara ayırmak ve büyük paydan en karlı bir şekilde yararlanmak amacıyla tek parçalı bir dünya düzeni kurmayı hedeflemişlerdir. Küreselleşmenin sonucu günümüzde dünya artık büyük bir köy olarak değerlendirilmektedir.Yukarıda adı geçen ülkeler kendilerine hedef olarak seçtikleri ülkeler üzerinde bütün imkanlarını kullanarak modern sömürgecilik uygulamalarını istedikleri gibi kullanarak bu ülkelerin zengin yer altı ve doğal kaynaklarına tek başlarına sahip olmak istemektedirler. Bunun için de diğer ülkelerin üstünde kurdukları IMF Dünya Bankası gibi kurumlar ile potansiyel ülkeleri altlarından kalkamayacakları borç batağına sürükleme amacı gütmüşlerdir.
Bu tip ülkelere verilen yanlış reçeteler ile ülkeler bir bataklığa sürüklenmiştir. Bu bataklıkta bulunan ülkeler çabaladıkça daha da batmış ve sıkıntıya düşmüşlerdir. Bunu başarmakta da çok fazla zorlanmamışlardır. Sömürgesi altında bulunan ülkelere yüksek faiz ile para yardımında bulunup geri ödemelerinde de birtakım zorluklar çıkartarak kendilerine muhtaç bırakmaktaydılar. Buda sömürü altında bulunan ülkelerin gelişmesini engellediği gibi aynı zamanda özgürlüklerini de bir anlamda kısıtlamış oluyordu. İşte bu yeni dünya düzeninin modern sömürgecilik uygulamalarıdır.
Bu dönemdeki en önemli olaylardan biri de belki Fransız ihtilalinden sonra meydana gelmiş en büyük olay olan 2. bir aydınlanma hareketidir bu hareketin sonucu sömürge altında bulunan ülkeler kendi aralarında başlarını aydınların çektiği gizliden gruplaşmalar kurarak ülkelerini sömürge düzeninden kurtarmaya başlamaları idi. Bu olaylar 20.Yüzyıla da damgasını vurmuştur. 1900 – 1914 yılları arasında savaşa hazırlanan dünya bu süre içerisinde yine sömürgecilik olaylarına hız vermekteydi. Bu olay zaten savaşın başlamasının en büyük nedenlerinden biriydi. Bilindiği üzere savaş sömürge düzeninde geç kalmış olan Almanya’nın daha fazla pay alabilmek için giriştiği mücadelenin sonucu çıkmıştır.
Ülkenin bu zor döneminde Kemalist akım ortaya çıkmıştır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk savaştan çok ağır yaralarla çıkmış olan halkına öz güvenini kazandırmak , halkın birliktelik ruhunu yeniden ortaya çıkarmak için yurdun her yerini karış, karış dolaşarak halk’a bağımsızlık ve vatan sevgisi duygularını aşılıyordu. Bunun sonucunda ülkenin ve halkın üstündeki ölü toprağından kurutulup büyük bir azim ve sabırla halkın harekete geçmesini sağlamıştır.
Mustafa Kemal Atatürk bu yıllarda Sovyetler birliği ile çok yakın temaslarda bulunarak Sovyet hükümetinden her türlü desteği almaya başlamıştır. Sovyetler Birliği yaşadığı devrimden sonra gerek dostane gere ise rejimini başka ülkelere kabul ettirmek amacıyla Türkiye ile dost olmuştur. Kemalist hareket tüm dünyada büyük bir yankı uyandırmıştır. Çünkü bağımsızlığı elden gitmiş ve her yeri işgal edilmiş olan bir ülke nasıl oluyor da kısa bir sürede böyle bir hareketi başlatabiliyordu? Buna bütün ülkeler hayret içinde bakıyordu. Kemalist akım kendi ülkesinde başarıyı ve gelişmeyi getirdiği gibi sömürge altında bulunan diğer ülkelere de bir rehber olmuştur. Birçok ülke de Kemalizm sayesinde bağımsızlığına kavuşmuş oluyordu. Bu zaman zarfında Türk devletinde büyük bir ilerleme kaydedilmiş ve ülke artık bağımsız bir hale gelmiştir.
Bu devrim Fransız devrimi gibi diğer ülkelere de yol gösterici olmuştur. Kemalist akım sömürü ve baskı altındaki ülkelerde bu akımı destekleyenlerin önderliğinde büyük bir kaynak olmuş ve ayaklanmalara neden olmuştur.
Dünyada Kemalist akım rehberliğinde büyük bir bağımsızlık mücadelesi yaşandı. Bunun en büyük örneği de Hindistan’da görülmüştür. Hindistan, yıllardan beri kaynaklarını istediği şekilde kullanan İngiltere’ye karşı milliyetçilik akımını başlatarak yeryüzündeki sömürgeciliğin kalkmasında büyük bir örnek teşkil etmiştir. Bu süreçle beraber sömürge altındaki ülkelerin bağımsızlığını ilan ettiği ve milliyetçilik akımının başladığı sürece girilmiştir.
 Türk Devrimi(Kemalizm) şu özellikleri ile ön plana çıkmaktadır;
 Emperyalizme karşı başarılı olan ilk ulus hareketidir…
 Bağımsızlık savaşını 3,5 yıl gibi kısa bir sürede, zaferle sonuçlandıran ilk ve tek ulusal devrimdir…
 Ulusal kurtuluş savaşını, savaş içinde oluşturulan parlamento aracılığıyla sürdüren ilk ve tek örnektir…
 Savaş sürerken yeni bir kamu düzeni kuran, otoriteye izin vermeyen ve yasalara bağlı kalarak devrim yapan, 15 yıl içinde bir toplumu “bir çağdan yeni bir çağa” ulaştıran ve sürekli devrimciliği devlet politikasına yerleştiren ilk ve tek ülke Türkiye’dir.
 Kemalizm’in emperyalizm ile olan çatışması ve galip gelişi, 1923-1938 arası dönemde oluşturulan tarafsız ve barışı destekleyen politikaların gelişmiş devletleri rahatsız ettiği, 1938-1950 arası dönemde hatalı politikalar uygulandığı ve bunun dost ve müttefik ülkeleri küstürdüğü, 1950 sonrası ise Kemalizm’in artık terk edildiğini ve bunun sonuçlarının ülkemiz için ağır olduğu anlatılmaktadır.
 Türkiye’nin izlediği politikayı değiştirmesi ve gümrük birliğinin ülkemize birçok şeyi kaybettirdiği, kapitülasyonlar ile emperyalist devletlerin amaçlarını ülkede değişik bir şekilde gerçekleştirdiği, bunun Tanzimat ve daha sonra Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası adı altında devam ettiği 1950 sonrası dönemde de Adalet Partisi (vb.) ile aynı düşüncenin devam ettiği anlatılmaktadır.
 Gelişmemiş veya gelişmekte olan ülkelerde özelleştirmenin yanlış bir politika olduğu, devlet bünyesi altındaki kurumların yabancı şirketlere veya yerli ortaklı yabancı yatırımlara satılmasının daha da hatalı olduğu anlatılmaktadır.
Yayın tarihi: Mayıs 02, 2009
Lütfen bu özeti derecelendirin : 1 2 3 4 5

Bookmark & share this post

Etiketler

.