• Oturum Aç
  • ‎Shvoong nedir?‎
  • Oturum Aç
    Oturum Aç
    Kullanıcı adımı hatırla Şifrenizi mi unuttunuz?

İnsanlığın Bilgisini Shvoong'da Özetleyin

.

.

Hizbullah

tarafından : dokuz    

Yazar : Emin DEMİREL
IQ Kültür ve Sanat Yayımcılığın ŞUBAT 2003 basımlı bu kitabında gazeteci-yazar Emin DEMİREL Hizbullah örgütünün bütün detaylarını
biz okuyucularına aktarmıştır.
Kelime anlamı olarak ‘Hizb’ aynı görüşte olan, kalpleri ve yaptıkları bir olan küme veya topluluk demektir.Hizbullah kelimesi,Allah’ın yolu, taraftarı, partisi gibi anlamlar taşımaktadır. Hizbullah kelime olarak da Hizb ile Allah kelimelerinin birleşmesinden oluşur.
Hizbullahçılar, günümüzdeki faaliyetlerin oluşumunu Hz.Peygamberin İslam’ı yaymaya başladığı, temelinde barış ve kardeşlik yöntemleri bulunan Mekke’deki ilk günlerine kadar uzatırlar. Putperest çoğunluğun bulunduğu Mekke’deki ilk İslam cemaatinin evlerde yaptıkları gizli toplantı ve ibadetleri buna örnek gösterirler. Kendi dünya görüşleri dışındaki insanlara yaşam hakkı tanımayan Hizbullahçılar’ın, kendilerine referans aldıkları mücadele söylevi şu şekildedir:
“‘Vuruşma” gayesiyle silahı mümin’in eline tutuşturan Allahtır. Hz.Peygamber bizzat kendi mübarek elleriyle öldürme eylemini gerçekleştirmiştir. Hz. Ali de, tek bir günde 700’den fazla insanı öldürmüştür.Tesbihleri atıp,düşmanı susturmak için silaha sarılmanın zamanıdır. Allah’ın insanoğlu için yarattığı güzel bahçedeki yabani otları kökünden söküp atmak yolundaki ilahi buyrukları, her mümin yerine getirmek zorundadır.
Hizbullahi anlayışa göre “Cihad” aşamasına geçilmesi için “Tebliğ” ve “Cemaat” aşamalarından geçmek gerekmektedir. Hizbullahi stratejide Mevdudi’nin ‘İslam Devletçilerine’ adlı kitabı etkili olmuştur. Cemaate ‘davet’ genelde gizlidir. Tebliğ aşamasında, kadrolara davet yapılmakta ve aynı zamanda mücadeleyi yürütecek hedeflerde açık şekilde belirtilmektedir.Tebliğ, dini hareketlerin stratejisindeki en önemli aşamasıdır. Bu safha; gizli ve açık tebliğ safhalarını içerir.
Hizbullah örgütü denince aklımıza ilk önce Lübnan’daki Hizbullah örgütü gelmektedir. Lübnan’da İran-İslam Devleti modeli bir rejim kurmayı amaçlayan örgütün İsrail’e yönelik silahlı saldırıları zaman zaman gündeme gelmektedir.Lübnan’ın yanı sıra İran ve diğer Ortadoğu ülkelerinde de örgütün silahlı faaliyetleri olmuştur.
Hizbullah örgütünün kendilerine tek imam olarak İran Devlet Başkanı’nı görmeleri ve bu ideolojiyi sağlam temellere oturtmaya çalışmaları bu örgütün kaynak noktasının ve gelişmesinin İran devleti üzerinde yoğunlaştığını bizlere gösteriyor.
Ülkemizde ise Hizbullahi yapılanma, merkezi Ürdün’de bulunan Huzb-ül Tahrir’den geldi. Seyyid Kutub’un etkisiyle başlayan genç İslamcı militarist yapılanma, ilk kez “Türkiye’nin Darülharp olduğunu, burada Cuma namazı kılınamayacağı görüşünü ortaya attılar.”
Türkiye’de örgütsel anlamda ilk yapılanma İrfan Çağrıcı tarafından oluşturulmuştur. 12 Eylül askeri darbesinden sonra ilk toplantı Batman’da yapılmıştır. Hizbullah örgütü ilk başlarda yayılma aşamasını daha çok, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde bulunan illerde ve Kürt grupların bulunduğu çevrelerde gerçekleştirmiştir.
Hizbullahi yapılanma kendi arasında iki gruba ayrılmaktadır. Bunlardan birisi “Menzil” grubudur. Menzil grubu ideolojik fikri yönünden tamamen İran devrimini bir model olarak görmüş, illegal faaliyetlerinde tecrübesiz dini liderlere bağlı kalmış ve kürt milliyetçiliğini benimsemiştir.
Bu gruplardan ikincisi “”daha siyasi ve tecrübeli bir yapı çizmiştir. Menzil grubunun liderliğini Fidan GÜNGÖR, ilim grubunun liderliğini ise Hüseyin VELİOĞLU yapıyordu. Daha sonra bu iki grup fikir anlaşmazlığı yüzünden ayrıldılar ve faaliyetlerini ayrı ayrı yürütmeye başladılar. Fakat bu durum çok kısa sürdü ve iki grup birbirleri ile çatışmaya başladılar. Çatışmanın galibi olan ilim grubunun lideri Hüseyin VELİOĞLU, örgütün tek lideri oldu.
Hizbullah örgütünü oluşturan temel faktörlerden birisi ‘şura’ faktörüdür.’Şura’da askeri sorumlu, siyasi sorumlu, mali sorumlu ve bölge sorumluları gibi üyeler bulunmaktadır. Askeri ve siyasi kanat faaliyetleri ‘şura’ da alınan kararlar doğrultusunda uygulanır. Örgütün en üst birimi olan üst şura heyetinin yanı sıra her ilde alt şura vardır. O ildeki faaliyetler alt şura tarafından yürütülür. Askeri amaçlı bu faaliyetler kuryeler vasıtasıyla VELİOĞLU’na rapor edilir. Hizbullah örgütünün tüm askeri eylemleri Hüseyin VELİOĞLU’nun talimatıyla gerçekleştirilir. VELİOĞLUN’dan sonra karar verme yetkisi sadece Edip GÜMÜŞ’e aittir.
Askeri eylemlerle ilgili hazırlanan ön rapor liderliğe sunulur, bu doğrultuda verilecek talimatlar uygulamaya konulur ve netice tekrar yukarıya rapor edilir. Bunun dışında bölge ve il sorumlularının da kendi insiyatiflerini kullanarak çeşitli eylemler düzenledikleri görülmüştür. DİYARBAKIR Emniyet Müdürü Gaffar OKAN’ın ve 5 polisin 24 Ocak 2001 tarihinde Şehit edilmeleri bu türdendir. Örgütün siyasi kanadının lideri de örgütün lideri Hüseyin VELİOĞLU’dur. Siyasi kanat, örgütün tebliğ çalışması ve eleman kazandırmaya yönelik çalışmaları gerçekleştiren birimidir.
İllerde siyasi kanat sorumlusuna bağlı olarak çalışan çeşitli birimler vardır. Öğretim birimi, halk birimi, cami seydaları, mahalle ve köy sorumlulukları, örgüt evleri, sığınaklar ve hücre evleri bu birimlerden bazılarıdır.
Hizbullah’ın eylem stratejisi olarak en sık başvurduğu yol ‘silahlı saldırı’ biçimidir. Kişilere yönelik hedeflerde silahlı saldırı yolunu seçen örgüt, kapalı alanlardaki hedeflerine karşı el bombalı saldırılar düzenlemektedir. Satırlı saldırı, kezzap atmak gibi eylem çeşitleri de vardır. Fakat örgütün son yıllarda başvurduğu en yaygın eylem biçimi “adam kaçırma”dır. Örgütün bu tür eyleme başvurmasının nedeni maddi gelir sağlamak ve kendi ideolojilerine göre toplumu ıslah etmektir.
Örgütün hedefinde, PKK militan ve sempatizanları, kürt meselesini savunan yayın organı çalışanları,’menzil’ grubu mensupları, kürt orjinli siyaset yapanlar, diğer rakip İslamcı gruplar, muhalif veya devlet yanlısı cami imamları, ajan olduğundan şüphe edilen örgüt üyeleri, alkollü satış yapanlar, ahlâken bozuk olan kişiler, İslami kurallara uygun örtünmeyen kadınlar, örgüte maddi gelir getirecek kişiler ve güvenlik kuvvetleri mensupları bulunmaktadır.
Örgüt çok iyi bir istihbarat kaynağına sahiptir. Örgütün tüm militanları aynı zamanda bir istihbarat elemanıdır.
Örgütün maddi kaynağı, ev, silah ve mühimmat gibi tüm ihtiyaçları örgüt yönetimi tarafından karşılanır. Özellikle Körfez savaşı sırasında Kuzey Irak’ta ortaya çıkan otorite boşluğundan yararlanan yönetim, büyük partiler halinde temin ettiği silahları Türkiye’ye getirmiştir.
Sonuç olarak Hizbullah örgütünün kuruluşundan bu yana gerek yapılanması gerek ideolojisi gerekse eylemleriyle Türkiye Cumhuriyeti’nin laik yapısına, bölünmez bütünlüğüne karşı bir sancak açtığı açıkça görülmektedir. Fakat Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, gönlü vatan ve millet sevgisi ile çarpan insanların yaşadığı Türkiye Cumhuriyeti hiçbir bölücü örgüte karşı fırsat vermeyecek varlığını ve bölünmez bütünlüğünü sonsuza kadar sürdürecektir.
Yayın tarihi: Mayıs 01, 2009
Lütfen bu özeti derecelendirin : 1 2 3 4 5

Bookmark & share this post

Etiketler

.