• Oturum Aç
  • ‎Shvoong nedir?‎
  • Oturum Aç
    Oturum Aç
    Kullanıcı adımı hatırla Şifrenizi mi unuttunuz?

İnsanlığın Bilgisini Shvoong'da Özetleyin

.

Shvoong Ana Sayfa>Kitaplar>Büyük Ortadoğu Projesi

.

Büyük Ortadoğu Projesi

tarafından : dokuz     

Yazar : Mahir KAYNAK ve Emin GÜRSES
Kitap, İlk Yayınları tarafından 2004 yılında, 120 sayfa olarak basılmıştır. Eski MİT müsteşarı olan Prof. Dr. Mahir KAYNAK
ve Doç. Dr. Emin GÜRSES ile Faruk BİLGİN tarafından yapılan ve Büyük Ortadoğu projesi nedir? Bu proje ne zaman hazırlanmıştır; uygulama alanı bulmuş mudur? Amerika Birleşik Devletlerinin yetkili kurumlarının bu projeyle ilgileri nedir; onlar tarafından mı biçimlendirilmiştir? Amerika yetkili kurumları tarafından onaylamış bir projemidir? Projenin kapsamı içeriği nedir ve neyi amaçlamaktadır; sınırları nerden başlayıp nerede bitmektedir? Bu proje dünyanın diğer ülkelerini nasıl etkilemektedir? Bunlar ve bunlar gibi birçok sorulara cevap bulmak amacıyla yapılan röportajı konu alıyor.
Büyük Ortadoğu Projenin asil amacını iyi algılayabilmemiz için ABD’nin gerçek sorununun ne olduğunu ve neyi çözmek istediğini ve asıl amacının ne olduğunu sağlıklı bir şekilde tartışıp açıklayabilirsek daha iyi anlaşılır. Bunun için:
1. ABD’nin askeri stratejileri açısından önemli olan bu yere yerleşmek istediği söyleniyor. Ancak bu doğru değildir. ABD’nin şu anda karşılaştığı askeri tehdit geçmişten çok daha azdır.Yani, Sovyetler Birliği zamanındaki tehditden daha düşük düzeyde bir tehdittir.Çünkü ABD tehdidi İran,Irak ve Kuzey Kore gibi küçük ve kendi gücüyle mukayese edilemeyecek askeri açıdan hesaba katılmayacak küçük ülkelerdendir.
2. Diğer bir görüşe göre de, ABD’nin petrolün ve enerji kaynaklarının bulunduğu bir alanı kontrol etmek istiyor.Ancak enerji kaynaklarını kontrol etmek bu kaynaklar üzerinde asker bulundurmak demek değildir.Piyasaya hakim iseniz zaten o alanı kontrol ediyorsunuz demektir.ABD’nin bu konuda herhangi bir rakibi de söz konusu değildir.
3. Bu dini kaygılardan da kaynaklanmıyor.ABD’nin Hıristiyanlığa karşı bir İslam baş kaldırışının engellemeye çalıştığı söylenemez. Çünkü buradaki insanların dinini değiştirmek gibi bir çaba içinde değiller.
O zaman büyük Ortadoğu projesi, ABD için tamamen ekonomik kaygılardan kaynaklanıyor. Çünkü şu anda Avrupa ve Ortadoğu ülkeleri mallarının önemli bir kısmını ABD ye ihraç ediyorlar. İhraç mallarının karşılığında da bir bedel alamıyorlar.ABD borçlanıyor Avrupa ve Ortadoğu ülkeleri bu durumdan kurtulmak için yeni pazar bulmak zorundalar.
Pazar bulurlar ise ürettikleri malları ABD ye satmak zorunda kalmazlar ve bunun sonucu olarak da buradan senet veya tahvil değil mal ve hizmet alırlar.
Avrupa için böyle bir pazar Ortadoğu’dur. Demek ki ABD aslında rakiplerinin pazarlarının ve rakiplerini güçlü kılacak olan bu coğrafyaya rakiplerinden önce hakim olmak istiyor. Böylece statükoyu koruyabilecektir.
Büyük Ortadoğu projesiyle bölge ülkelerine gerçek anlamda bir demokrasi de gelmeyecektir. Çünkü demokrasi eğitimle ilgili değil tamamen ekonomiktir. Birbirleriyle rekabet edebilecek büyük ekonomik güçlerin varlığıyla mümkündür. Buradaki demokrasi talepleri aslında özgür bir yaşamı teşvik etmek için değil yönetimdekileri yönlendirebilmek içindir. Bunu da ekonomik ve organizasyon gücü olan ve bu konularda tecrübesi olan ülkeler gerçekleştirebilir. Yani Amerika Birleşik Devletleri.
ABD, artık büyük Ortadoğu projesini tek başına yapmak ve dünya üzerinde tek başına egemen olmak fikrinden vazgeçmiş. Avrupa’ya da işbirliği teklifi yapıyor, İngiltere’de arabulucu vazifesini üstlenmiş gibi görünüyor. Avrupa ile ABD anlaşırlarsa Türkiye’de AB ye girer ve ABD’nin Avrupa’yı kontrol etmesiyle ABD’nin karşısında tek güç Rusya ve Çin kalır.ABD’nin Türkiye’nin AB ye girmesi için verdiği desteğin temel amacı da, Türkiye’yi AB çatısı altında eritip kontrolü bu şekilde sağlamak istemesindendir.Türkiye AB’ye girmez ise Rusya ya yanaşacaktır.Bu da ABD için bir felaket olur.AB’nin Türkiye’ye özel bir ortaklık tavsiye etmesindeki temel amaç da Türkiye’yi AB’nin dışında tutup ABD ye karşı bir koz olarak kullanmak isteyişindendir. Yoksa Türkiye’yi küçük gördüğünden değildir.Türkiye AB ye giremez ise Rusya yanaşacak ve ABD ye karşı durabilecek bir güç ortaya çıkacak.
Son zamanlarda dünyadaki temel çatışmanın dini olduğunu ifade etmeye çalışan çok sayıda kitap ve film yayınlanmıştır. Ancak bu çatışmalar birinci ve ikinci dünya savaşına ya da soğuk savaşa yön veren temel çatışmalardan çok farklı değildir. Sadece metot farklıdır. Ama aslında o gün ne için çatışılıyorsa bugünde amaç aynıdır (hegemonya kurmak, iktisadi çıkarlar, siyasi çıkarlar). Dini çatışmaları, meselenin özü değil araç olarak görmektir.Ekonomik mücadele dinsel bir mücadele haline dönüştürülüyor.Böylelikle ABD Büyük Orta Doğu projesini uygularken buradaki dinsel ve etnik çatışmaları tahrik edeceklerdir. Yeni kurulan Irak Devletinin Anayasasına devletin dini İslam dır, İslami, ilkeler referans alınacak denmesi de bundandır. Çünkü Irak’ta Şii ve Sünni vardır. Bunların İslami anlayışları bir birinden farklıdır. Bu tür bir ibarenin anayasaya konması çatışma tohumlarıdır. Hangisinin İslami anlayışa göre kanunlar konulacak. Bu durum gösteriyor ki Irak’ta istikrar istenmiyor. Sürekli, bir çatışma olsun müdahale imkanı olsun, böylece kontrolü daha kolay sağlansın. Yani, eğer Ortadoğu benim değil ise kimsenin olamasın anlayışı.
İspanya ve İstanbul’da meydana gelen bombalı saldırılar bu anlayışın bir uzantısıdır.
Yani ABD’nin yaptığı müdahalelere meşru zemin ve taraftar bulmak için. Avrupa’yı kendi safına çekmek istemiştir. Avrupa halkını teröre karşı mücadeleye ikna etmek için yapılmıştır. İkna etmenin en kolay yolu da onları teröre maruz bırakmaktır. Eğer teröre maruz kalırlarsa, “ABD haklıymış batı medeniyetine düşman bir terör odağı var, ABD ile birlikte olmamız lazımdır” şeklinde bir düşünce içine girerler. Bu tür olaylar uluslar arası siyaset ile ilgilidir. Amaç, Avrupa halkını ABD’nin saflarına yönlendirmektir. Yoksa bir terör örgütünün kendisine açılmış olan bir savaş varken kendisine yeni düşman edindirecek olan bu tür eylemlerde bulunması düşünülemez. El-Kaide bu tür siyasi bir analiz yapacak kadar tecrübelidir. Sivil halkı öldürerek hiçbir sempati kazanamaz. Herkesi kendisine düşman eder. Oysa Avrupa ile Amerika arasında bir farklılık yaratması lazım. Avrupa’ya yapılacak herhangi bir eylem, Avrupa halkının kendisine düşmanlığını kazanır. Demek ki bu tür eylemler, Avrupa halkına “bak terör size de bulaşabilir, bulaştı, ABD’nin iddalarına ve politikalarına katılmamız lazım” düşüncesini benimsetmek ve “gelin beraber teröre karşı savaşalım” mesajı vermek için yapılmıştır.
Yayın tarihi: Mayıs 01, 2009
Lütfen bu özeti derecelendirin : 1 2 3 4 5

Bookmark & share this post

Etiketler

.