• Oturum Aç
  • ‎Shvoong nedir?‎
  • Oturum Aç
    Oturum Aç
    Kullanıcı adımı hatırla Şifrenizi mi unuttunuz?

İnsanlığın Bilgisini Shvoong'da Özetleyin

.

.

Lawrence

tarafından : dokuz    

Yazar : MEHMET ZEKİ
Lawrance 1988’de Galler’de doğmuştur. Babası İrlanda’lı annesi yarı İngiliz yarı İskandinav bir İskoçyalıdır. Baron olan
babasının dört kız çocuğunun öğretmeni ve bakıcısı olan Sarah MADEN ile yaşadığı yasak aşk ilişkisinden olan beş erkek çocuktan birisidir. Karısı izin vermediği için babası Sarah MADEN’le hiç evlenememiş karısını ve dört kız çocuğunu terk ederek zor bir yaşam sürmüştür. Gayrı meşru bir ilişkiden olan Lawrence bu ezikliği ömrünün sonuna kadar yaşamıştır. Annesinin, babasının çapkınlıklarından edindiği tecrübelerden dolayı, oğullarının kızlarla ilişki kurmasını sınırlandırdığı için, Lawrence daha sonraki yıllarda da karşı cins ile ilişki kurmakta zorlanmıştır.
  Okul hayatını hiç sevmeyen ve insanın kendi kendini yetiştirmesinden yana olduğu için okula hiç önem vermemiştir. Bu yüzden üniversiteyi geç yaşta bitirmiştir. Çok küçük yaştan beri okumayı seven Lawrance, okul kütüphanesindeki bütün tarih kitaplarını okumuştur. Haçlı Seferlerine ve Araplara özel ilgi duymaktadır. Onun hayatına yön verecek olan olay, 16 yaşına geldiğinde olur. Bir kavgaya karışan Lavrance’ın ayağı kırılır, yanlış kaynar ve yatağa mahkum olur. Ayaklarının gelişmemesi kısa boylu olarak kalmasına neden olacak ve hayatı boyunca eziklik duyguları içinde olacaktır. Bu arada sürekli olarak okumaya devam eder. Charles Mc.Dauherty’nin “Arabia Desenta” adlı kitabı, Lawrance’ın Araplara olan ilgisini iyice arttırır. Araplar ve Doğu dünyası onun için artık çok gizemlidir ve Oxford Üniversitesi son sınıfta iken tek başına Doğu seyahatine çıkar. Gezisine Beyrut’tan başlar ve Maraş, Urfa, Antep dahil birçok il ve kaleyi gezer ve incelemeler yapar. Dönüşte Haçlı Seferleri ile ilgili tez hazırlar ve ödül alır. Bu arada 17 yaşına geldiğinde gayri meşru bir çocuk olduğunu öğrenir. Daha sonra kazandığı burs ile 1914 yılına kadar Yunanistan, Suriye, Mısır, Irak ve Türkiye’de incelemelerde bulunur. Lawrance boyunun kısalığı ve gayrı meşruluğun verdiği duygularla Araplar arasında kaybolmaya çalışacaktır.
1 nci Dünya Savaşından önce Osmanlı topraklarını dolaşan Lawrence, özellikle Arap toprakları ve Anadolu’daki halkın durumunu görmüş ve buralardaki otorite boşluğunu tespit etmiştir. Savaş esnasında, Mısır ve Arap topraklarında Hindistan ve Avustralya’nın bile dahil olduğu çıkar gruplarıyla ve Arap şeyhleri ile birlikte Arapları Türk kuvvetlerine karşı topyekün ayaklanmaya ve karşı koymaya teşvik etmiştir. Arapların Türklere olan nefreti giderek artmaktadır. Bu esnada İngiliz tarihçileri askeri uzmanları ve devlet adamlarıyla devamlı temastadırlar ve planını çok iyi uygulamaktadır. Ayrıca bölgedeki İngiliz komutanı General Allenby ile de yakın temastadır. Savaşın ilerleyen dönemlerinde İngilizlerin, Arap Yarımadası ve çevresindeki tüm bölgeye yaptıkları harekat, hep Lawrence’ın yönlendirmesi ve öncülüğünde gelişmiş ve başarılı olmuştur. Türk kuvvetleri buralarda hep zor durumda kalmış ve büyük kayıplar vermişlerdir. İşler yolunda gitmektedir. Lawrence, kuzeye doğru ilerlerken bir ara Türk askerlerinin eline düşer. Burada Çerkez olduğunu söyler ama yaptığı saygısızlıklar nedeniyle kırbaçlanır. Ertesi gün bir yolunu bulup kaçmayı başarır. Sonuçta Şam’da İngiliz güdümlü geçici hükümet kurulur ve Lawrence, General Allneby tarafından tebrik edilir. Ayrıca 2 Kasım 1916’da yine İngiliz güdümlü Arabistan Krallığı ilan edilir ve savaşın başından beri İngilizlerle yakın temasta olan Kral Hüseyin Kral olur. Yine İngiliz güdümündeki oğlu Abdullah da Ürdün Kralı olmuştur. Bu safhadan sonra İngiliz ve Arapların Osmanlılara karşı harekatı daha organize gelişmiştir.
  Lawrence daha sonra yazacağı ‘’Bilgeliğin Yedi Direği’’ kendi tarzını ve hayat felsefesiyle birlikte Arap İsyanını da anlatmıştır. Kitap daha sonraki birçok yazar ve aynı zihniyet sahibi devlet adamlarınca beğeni toplamıştır. İngiliz Başbakanı Winston Churchill, Lawrence için “Çeşitli kabiliyetleri dışında Lawrence’ın, dahi bir tarafı vardı ki, bunu kimse izah edemeyecektir.
  Arap isyanındaki başarılarından dolayı kendisine albaylık rütbesi verilmiştir. Ancak, 34 yaşındayken 1922 yılında albaylık rütbesini terk ederek İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetlerine er olarak katılır ve adını da değiştirir: 352-087 numaralı er, John Hume Ross. O kendisini Hava Kuvvetlerinin kalabalığı içinde takma bir adla gizleyerek, unutturmak daha doğrusu unutmak istemektedir. Ancak daha sonra şöhretiyle uyuşmadığı gerekçesiyle Hava Kuvvetlerinden çıkarılır. Onun er olarak görev yapıp hela temizlemek, postacılık yapmak gibi işlerde çalışmasına rağmen kendi ifadeleriyle ’’Üniformanın sırrı, kuvveti ifade eden gururlu bir kitle yaratmasındadır. Üniformalı göreve girenlerin bazıları sivil hayattan kaçmak, bazıları açıklarını gidermek, bir kısmı hayallerindeki savaş zaferlerini gerçekleştirmek için katılır. Lawrence yirmi milyon Arap’ı bir araya toplayıp yeni bir millet yaratmak istemiştir.  Konuyla ilgili olarak Churchill’in şu mesajı ilginçtir ’’Lawrence’ı son görüşümde arzusu ne olursa olsun yerine getireceğimi, sadece talih çarkını elinde çevir ne gelirse senin olsun dedim. Lawrence çarkı çevirmek için elini bile kaldırmadı, sadece ret anlamında başını salladı. ’’Lawrence’ın çok büyük bir menfaat bekleyip böyle bir fırsatı feda ettiği de düşünülemezdi. Çünkü tercih ettiği erlik görevi kendisini on üç yıl muhafaza edemezdi. Kırk yedi yaşına geldiğinde Lawrence yalnızdır, ümitsizdir ve hüviyeti yoktur. Dünyası da boşalmıştır. Beraber savaştığı, beraber sıkıntılara katlandığı Arap dostları birer birer göçüp gitmişlerdir. Mutsuz ve yalnız bir insandır. Terhisinden sonra Cloud Hill semtinde bahçe içinde küçük bir evde oturmaktadır. Boş zamanlarını kitap okumakla geçirir. Sigara ve içki içme alışkanlığı yoktur ancak motosiklet hastalığı vardır ve bu da onu ölüme götürecektir.
Ölümünden üç hafta önce Lawrence’ın evinin penceresine gelen bir kuş camı gagalamaya başlar. Lawrence rahatsızlık duyar ve sandalyesini başka yere götürür. Kuş yeni yere de gelip gagalamaya devam eder. Eve gelen askerlik arkadaşlarından birisi, bir gün tüfekle gelir ve kuşu öldürür. Garip bir şekilde aynı dakikalarda da Lawrence hızla sürdüğü motosikletinden düşüp başı parçalanarak ölür.
Ölümünden sonra İngilizlerin kendilerine ait gerçekçiliğiyle, büyük adamlar ve kahramanların gömüldüğü Westminister’a gömülmesi General Allbeny tarafından teklif edilmesine rağmen kendisine bir imtiyaz tanınmadan birlikte çalıştığı asker arkadaşlarının gömüldüğü Gorset a, eyaletindeki Moreton mezarlığına gömülür.
Sonuç olarak kitap, Osmanlı Devletinin son zamanlarında üzerinde oynanan oyunları göstermesi ve bir takım devletlerin emellerine ulaşmak için ne gibi planlar uyguladıklarını, ne gibi insanların bu maksatla kullanıldığını, ayrıca sınırları içerisinde halkın devleti nasıl arkadan vurduklarını göstermesi açısından güzel bir örnektir.
Yayın tarihi: Mayıs 01, 2009
Lütfen bu özeti derecelendirin : 1 2 3 4 5

Bookmark & share this post

Etiketler

.