• Oturum Aç
  • ‎Shvoong nedir?‎
  • Oturum Aç
    Oturum Aç
    Kullanıcı adımı hatırla Şifrenizi mi unuttunuz?

İnsanlığın Bilgisini Shvoong'da Özetleyin

.

Shvoong Ana Sayfa>Kitaplar>Gül ve Haç Kardeşliği

.

Gül ve Haç Kardeşliği

tarafından : dokuz    

Yazar : Aytunç ALTINDAL
Avrupa (AB) ile ilişkiler, Türkiye’nin son 15 yılında ekonomik, siyasal ve tarihsel gündemi en çok belirleyen konulardan
biri olmuştur. Kimi tartışmacılara göre AB hıristiyan kulübüydü, kimilerine göre değildi.
   Günümüzde Avrupa diye anılan coğrafi bölgenin geçmişteki resmi adı Avrupa değildi. Tarihçi Ü.G.A. Popock’a göre, geçmiş Avrupa diye bilinen coğrafi alan belki şaşırtıcı gelecek ama günümüz Türkiye’sinin Çanakkale’den Datça’ya kadar uzanan sahil şeridi ile günümüz Yunanistan’ın Ege sahillerini kapsayan dar bir alandaki bölgenin adıydı. Geçmişte bu bölgenin dışında kalan bölgeye yeni günümüzdeki Avrupa Kıt’asına Ekümene diyorlardı. Daha sonra 893 yılında Anglo – Sakson kralı Alfred bu bölgeyi Hıristiyanlığın kubbesi olarak tanımlamış ve resmi literatüre sokmuştur.Günümüzde halan Hiristiyan oluş konumu ve koşulu anlamında kullanılmaktadır. Sözün özü; Türkiye, AB’nin tarihinde vardır ama kültüründe yoktur. Günümüzde AB, Batı uygarlığını geliştirmek amacıyla yapılmış olan bir projedir. Türkiye’ye uygarlığını değiştirmesi projesi olarak dayatılmaktadır.
   Avrupa birliği, Hıristiyan birliği midir, değil midir? Bunu anlayabilmek için pagon toplumlarındaki hoşgörü ve inanç anlayışları üzerinde durmalıyız.
   Mısır’da firavun olarak yaşayan Akhenetün tek tanrıcılığın ilk temsilcisi sayılır. Akhenetün, güneşi tek tanrı olarak tanımış ve Mısır’a egemen olan diğer tanrıları yok etmiştir. Daha sonra kendini devirerek firavun olan damadı tarafından tarihin ilk Ateisti olarak nitelendirildi. Mısır’da tekrar eskisi gibi devletin kabul ettiği bütün tanrılara saygı gösterilmeye başlandı. 
    Kutsal kitapta adından tam olarak söz edilmediği halde ilginçtir ki daha sonra Hıristiyanlıkta önemli yer tutan, kod haline gelen çiçek güldü. “Sharrun’un Gülü” Yahudiler için beklenen kurtarıcıyı simgelerken Hıristiyan yorumcular bunu başka kişiye maletmişlerdi.
   Hıristiyanlıkta İsa, ilk günah ( İlk Cinsel Birleşme ) olmaksızın dünyaya geldiği için Meryem’de annesi kabul edilen Hannah tarafından dünyaya getirilmiş. Böylelikle ilk günah ( Adem ve Havva ) olayında arınmış olduğunu gösterir.
   Haç; Hıristiyanlığın sembolü olarak kabul edilmiş ve bu nedenle kutsanmıştır. Oysa haç Hıristiyan olmayan kitlelerce de Hıristiyanlıktan çok öncede vardı. Haç açık anlamıyla Hıristiyanlığın sembolüdür ama şifresi itibariyle çok değişik anlamlar taşır. Örneğin 8 köşeli bir haç belirli bir Hıristiyanlığın, 12 köşeli haç ise daha başka bir Hıristiyanlığın şifresidir. Benzer şekilde uçları ok şeklinde olan bir haç daha başka bir Hıristiyanlığı ve bununla bağlantılı kurulmuş gizli bir örgütü temsil eder.
   Sembol olarak Haç, açık adres gösteren Hıristiyanlık ve kilise, işaret olarak kapalı devre işleyen bir sistemi temsil eder. AB bayrağında yer alan 12 yıldız açık adres itibarıyla, AB’nin 12 temel üyesi devleti temsil eder. Ancak signalizasyonu itibariyle 12 Betlehem yıldızını ( Haçını ), İsrail’in 12 kavmini, Gizemli Gül Meryem’in 12 yıldızını ve İsa’nın 12 havarisini verir. Haçın AB bayrağındaki açık sembolik yeri ( 12 yıldız ) ve signal olarak kapalı yeri önemi ve anlamı budur. AB’yi kuran örgütler ve yöneticiler, bu nedenle 12 köşeli haçları AB’nin yeni resmi sembolleri olarak görmektedir.
Haç eskiden günümüze kadar bir çok kavim, toplum ve örgütlerce çeşitli şekil
( T – Y – X )’ lerde kullanılmış ters haç olarak büyü, sihir ve kötü işler için kullanılmıştı. Hitler ve Nazilerde Okültizm’den alınmış olan “Ganalı Haç” kendi Okült milliyetçiliklerinin sembolü ve şifresi yapmışlardı.Hitler’in haçı da ters çevrilmiş bir haçtı. 
     Gül ve haç kardeşliği örgütünün adı açıklanan ilk lideri Johan Valentin Andrea’nın bu örgüt için seçtiği armada 5 çeperli bir gül, siyah bir haçın kesişme noktasına, merkezine konulmuştur. Haçın ortasına konulan gül dünyanın merkezi olarak görülen “Yeni Kudüs”ü temsil ediyordu.
   İsa çarmığa gerildiği zaman yanına annesini dahi çağırmamış, fakat sadece esrarengiz bir tip olan Joseph Arimathea adlı kişiyi çağırmıştır. İsa bu kişiye bir sır aktarmıştır. Gül işte bu sırrı sembolize ediyordur. Rivayete göre ikisinin ruhu değişmiş, ölen İsa değil Joseph Arimathea idi. İsa ölüp gömüldükten 3 gün sonra mezar açılmış ve boş bulunmuştu. .
   AB’de bazı kodların sembollerin ve şifrelerin bulunduğu fakat bunların değişik yorumlarının da özellikle yasaklanmış(gizliliğe itilmiş) yer altı örgütlerince benimsenmiş olduğunu belirttik. Bu kodlardan biri Gül idi. Sembollerden biri Haç, diğeri de yıldızdı.
   Çarmıha gerip idam etmek İsa Mesih’ten çok öncelere dayanmaktadır. Hacın ilk idam aracı olarak kullanılmaya başlanması İran’da Persler zamanında olduğu belgelenmiştir. Romalılar çarmıha gerip idam cezasını esirlere uyguluyorlardı. İsa’nın çarmıha gerilip idam edilmesini isteyen Yahudilerdir. İsa’nın çarmıha gerildikten sonra İsanın kanı son 2000 yıldır hep Yahudilerin üstünde olmuş ve milyonlarcası çarmıhta değil ama yakılarak idam edilmişlerdi. 
      Avrupa’da ilk defa 1957’de 6 ülke birlik oluşturdular. Bu sayı 1986’ da 12’ye ulaştı. Ama AB’nin 12 yıldızlı bayrağı 1955’te hazır bekliyordur. 1986’da resmen kabul edildi. AB bayrağının gerçekte Katolik aleminin en kutsal ikinci kişisi sayılan Meryem’i sembolize ettiği bilinmektedir. Bu düzen 25 Ekim 1955’te kabul edilmişti. Ama ilginçtir ki o sırada ortada AB yoktu. Bayrak bir üst tasarım olarak önceden hazırlanmıştı. Günümüzde üye sayısı 30’a yaklaştı ama yıldız sayısı değişmedi ve değişmeyecektir. Bu bayrak 12 yıldızlı haç taşıyan Meryem’i sembolize ediyor. Durup dururken 12 yıldızlı AB bayrağı, 4 kollu NATO yıldızı, 12 köşeli haçları vb. hazırlanmamıştı. AB’de kullanılan her sembolün bir anlamı vardı. Örnek olarak Amerikan Doları üzerindeki üçgenin, piramidin, kartalın pençesinde tuttuğu başakların, yıldızların vb. sembollerin Gnostik – Hıristiyanlığın şifrelerle oluşturulmuş Kültürel mirasını anlayabiliriz.
Sonuç olarak; Türkiye’yi uzun yıllar yönetmiş ve kendilerini masonik örgütlerin kimliklerine terk ederek kimlik ve kişilik değiştirmiş yöneticilere, Türkiye’yi Dünya Devleti yapmak hayal bile değil halüsülasyondur.Son 100 yılın Türkiye’sine damgasını vurmuş olan siyasiler hep çekirdekte masondu. Ama Türk milleti bunların kimliklerini tanımadı. Bunlar Osmanlı İmparatorluğunu çökerten “Gizli güçlerin” örgütleriyle iş birliği yapıp milletin önüne koymuşlardır. Bunların sayesinde Türkiye’de doğan her çocuk dünyaya gelme vergisi olarak 2800 – 3000 dolar borçlu doğmaktadır.
   Türkiye, AB’nin tarihinde vardır. Ama kültüründe yoktur.Bu tarih ise Türk tehdidine karşı oluşturulmuş bir tarihtir. AB kültürünün bugün ki sahipleri Seküler, Deist ve Gnostik topluluklardır. Onların oluşturdukları ve Vatikan tarafından yüzlerce yıl baskı altında tutulmuş olan bir kültür. Türk insanına olabilecek en uzak noktasındadır.
Yayın tarihi: Nisan 27, 2009
Lütfen bu özeti derecelendirin : 1 2 3 4 5

Bookmark & share this post

Etiketler

.