Söz Yaşlarım
Summary rating: 4 stars
4 Eleştiri
Ziyaretçi sayısı:
22
kelimeler:
900
Yayın tarihi: Nisan 26, 2008
Çağımızın en büyük bağımlılığı internet iken, bu sanal dünyada doğan büyük aşkları göz ardı edemeyiz tabiî ki…Bu aşklar he ne kadar azınlıkta olsa da yalan dolandan arınmış böyle bir aşkı, soluksuzca okuyacağınız bu kitapta siz de yaşayabilirsiniz…İnsanı adeta esir eden, her sayfada büyüsüne daha fazla kapıldığınız bu kitabın sonunda göz yaşlarınıza hakim olamayacaksınız…Kariyer sahibi, evli ve iki çocuk annesi psikolog Eylül’ün yıllar sonra yakaladığı büyük aşkıyla, hayatta en çok sevdiği varlıkları, çocukları arasında bir seçim yapmak zorunda olması sizi bile bir ikileme sürükleyecek…Dilara isimli danışanıyla bir süre sonra arkadaş olmasıyla başlar aslında hikaye…Evli bir kadın olan Dilara kocasında bulamadığı mutluluğu chatte sanal aşklarla arayıp mutsuz olurken, ona bu dünyanın nasıl olduğunu ispat etmeye çalışan Eylül chate girmeye karar verir. Oğlundan nasıl yapacağını öğrenir ve tüm ailesine tabiî ki eşine de bunun iş için olduğunu söyler…İlk başlarda öyledir de zaten daha sonraları deli gibi aşık olduğu Soner ile karşılaşana kadar…Onu diğer kişilerden farklı bulmaya ve her gün onu düşünmeye başlar nedenini kendine bile açıklayamadan…Her gece aynı saatlerde chate girmesi sadece Soner içindir, onun başkasıyla konuşma fikrine bile dayanamaz kendine ne olduğunu anlayamadığı gibi…Bir gün Soner ona aşkını itiraf eder ve buluşma teklif eder… Eylül o zaman anlar beklediğinin bu olduğunu…ve o gece ilk defa birbirlerinin sesini duyarlar…Üç aydır sadece yazıştığı büyük aşkının o güzel sesini ilk defa duyan Eylül o gece hayatının en mutlu gecesini geçirdiğini düşünür… Heyecandan deliye dönen Eylül Soner ile buluşur ve ona tekrar aşık olur ne kadar yakışıklı ve mükemmel olduğunu gördükçe…Soner çok düşünceli, çok nazik ve Eylül’e deli gibi aşıktır…Eylül on altı yaşından beri tatmadığı bu duyguyu, unuttuğu bu heyecanı kırk beş yaşında tekrar bulur Soner ile ve bu yasak aşk ne kadar zor olursa olsun bu aşkı sürdürmeye kararlıdır en az Soner kadar…Eylül işinden arta kalan tüm vaktini Soner ile geçirmektedir…Artık evini, arkadaşlarını ve çocuklarını ihmal etmektedir ama Soner’e olan aşkı gözünü kör etmiştir…Aradan iki yıl geçmesine rağmen hala birbirlerini ilk günkü gibi sevmektedirler, üstelik tüm engellere rağmen…Buluşamadıkları günlerde iki dakika da olsa telefonda bile görüşmek yeter onlara o kadar çok severler birbirlerini…bu arada sanal dünyadaki görüşmeleri de devam eder ama özellikle birbirlerinin sesini duymadan uyuyamazlar…kocasına çocuklarına aldırmadan sürdürür aşkını Eylül…Kızı Pınar annesinden şüphelenmeye başlamış ve bunu ona söylemiştir. Mükemmel olan anne kız ilişkileri o günden sonra asla eskisi gibi olmaz ve eylül artık bir seçim yapma zamanının yaklaştığının farkına varmakta ve bundan korkmaktadır çünkü Soner’den ayrılmak onun için ölümden beterdir. Kocası Haluk ile asla yaşayamadığı tüm duyguları Soner’de bulmuş ve büyük aşkını kaybetme korkusu tüm benliğini sarmıştır…Bir gün tüm engellere rağmen Dilara ile gideceğini söylediği bir tatile gider Soner ile…Her anları, her dakikaları rüya gibi geçerken Eylül Soner’e hamile olabileceğini söyler.. Eylül aslında bundan on gündür şüphelenmekte ancak Soner’in çocuğunu birkaç gün fazla taşıyabilmek için bunu Soner’e söylemeye korkmuştur…Ancak Soner’in tepkisi onu şaşırtmıştır çünkü Soner bu bebeği çok istemektedir annesi Eylül olacağı için… sanki hamileliği kesinmiş gibi planlar yapar tatil boyunca Soner bebeklerinin ismine varana kadar hem de…ve Eylül hamile olmadığını anladığında artık kararını vermiştir… Soner’in hayatından çıkacak ve onun baba olmasına, mutlu olmasına engel olmayacaktır…Tatilden döndükten sonra üç yılda hiç söyleyemediği şeyleri Eylül’e itiraf eder Soner…Bu kaçamak görüşmelerden ne kadar sıkıldığını, onu kocasından ne kadar kıskandığını… ama bunların hiç birini eylülü incitmek için söylememiştir aslında ve eylül ona ayrılmaktan bahsettiğinde deliye dönmüştür…Soner Eylülsüz nasıl yaşar…Eylül de Sonersiz…eylül bu aşktan kocası için vazgeçmeyi hiç düşünmemiştir…Evli olmasını bu aşkı yaşamasına asla engel olarak görmemiştir çünkü o artık sadece kağıt üzerinde evlidir kocasıyla… ve eğer ayrılığı gerçekten istiyorsa bu hayattaki üç büyük aşkını mutlu etmek içindir…Onlar için kendini yalnızlığa , boşluğa mahkum etmeye, öldürmeye hazırdır…Soner’den aşk yuvalarında ayrılır, onu son defa görür ve sanki dönecekmiş gibi uğurlanır evinden yağmura karışan göz yaşlarıyla…Yaşamayı değil de ölmeyi seçer Eylül üç büyük aşkı için…