Nutuk birçok tarihi gerçekle beraber Atatürk ve milli mücadele dönemini de ilk ağızdan dinlememizi sağlar.
Kitap Atatürk’ün 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara’da TBMM salonunda milletvekillerine aralıklarla otuz altı buçuk saatte okuduğu ve belgelere dayandırdığı konuşmanın metnidir
Giriş bölümü, 19 Mayıs 1919 tarihinde başlar ve 1927’ye kadar olan tarih dilimini kapsar. Nutuk 3 bölümden oluşmaktadır. Bunlar 1: Kuva-i Milliye
dönemi, 2: Türkiye Büyük Millet Meclisi Dönemi, 3: Cumhuriyet Dönemi. Nutuk’un 2. cildi bu dönemlerden 2. ve 3. dönemlerini içeriksel olarak anlatmaktadır.
16 Mart 1920’de İstanbul’un işgal edilmesi üzerine yeni hükümetin Ankara’da kurulması kararı alınmıştı. Atatürk’ün, her bölgenin 15 gün içinde milletvekillerini seçerek, milletvekillerinin Ankara’ya gelmelerini istemesinin nedeni; İstanbul hükümeti ve düşman devletlere hala Türk ulusunun ayakta durduğu, Türk milletinin kurtuluşu için mücadele kararlılığı içinde olduğunu hissettirmek ve bu mücadelede İstanbul’a yakın olmaktı. 23 Nisan 1920’deBüyük Millet Meclisi’nin açıldı. Bu meclisin özelliklerinden en önemlisi ise yasama ve yürütme yetkilerini kendinde toplaması idi. Açık ve gizli oturumlar sonucunda, Meclis, Mustafa Kemal Atatürk’ü meclis başkanlığına seçerek, ona karşı olan güvenini göstermişti.
İstanbul Hükümetinin; Damat Ferit Paşayı tekrar iktidara getirmek ve yeni hükümeti başlamadan yok etmek maksadı ile başlattığı ayaklanmalar,
ulusal kurtuluş mücadelesinde ulu önderin en önemli sorunlarından birisiydi. Anzavur ve Düzce ayaklanmaları, halife tarafından desteklenen ve Süleyman Şefik Paşa komutasındaki Halife Ordusu, 1. ve 2. Konya ayaklanmaları ve Türk Ordusunu en çok oyalayan ve düzenli ordu fikrine her zaman karşı çıkan ve çok kayıplar verdirten Çerkez Ethem isyanlarıydı. Bu olaylara mukabil, Meclis 29 Nisan 1920’de, Yurt Hayınlığı Yasasını ve sonra İstiklal Mahkemeleri yasalarını da çıkararak devrimlerin doğal gereklerini yerine getirmiş oldu. İsyanlar zamanla bastırıldı ve Suçlular, İstiklal mahkemelerinde yargılanarak gerekli cezalara çarptırıldı.
Yunanlılar 22 Haziran 1920’de Milne Hattı’ndan genel saldırıya geçtiler. Taarruzlara karşı direniş gösterilse de, bir sonuç alınamamış, bu savaşlar sırasında İngilizler, 25 Haziran 1920’de Mudanya’ya ve 2 Temmuz 1920’de de Bandırma’ya birer birlik çıkarmışlar ve bu saldırılar karşısında ulusal cepheler bozulmuştu. Ali Fuat Paşa, Gediz’de bulunan düşmana saldırmış, vahim bir şekilde yenilmiştir. Bu yenilgi sonucunda kesinlikle düzenli bir ordu kurulması gerekliliği ortaya çıkmış ve askeri gücün meclis emrinde olması kararı alınmıştır. Bu gelişmelerden sonra düşman, Gediz-Uşak hattından üç tümenle Eskişehir üzerine doğru yürüyordu.Kaybedilen toprakların geri alınması ve mağlubiyetin getirdiği moralsizliği yenmek amacıyla İsmet Paşa komutasındaki kuvvetlerimiz tarihimize Birinci İnönü Zaferini yazdılar.
20 Ocak 1921’de ise Meclisin ve ulusal hükümetin durumunu, yetkisini, kuruluşunu ve niteliğini saptayan ilk Anayasa hayata geçirilmiştir.
İlk anayasanın kabulünden sonra, dışişleri bakanı bulunan Bekir Sami Bey’in başkanlığında bir delegeler kurulmuş, barış görüşmeleri yapılması maksadıyla çağırılan bu kurul Londra Konferansına çağırılarak Roma’ya gönderilmiştir.
İtilaf devletleri Londra Konferansındaki önerilerin karşılığını almayı beklemeden, Yunanlılar bütün cephelerimize saldırdılar.
&n