GÜNEYDOĞU
Kitabın bu bölümünde Güneydoğu Anadolu bölgesinde görev yapan
bir subayla yapılan söyleşi anlatılmaktadır. Bu söyleşide ismi geçmeyen
subay anılarını anlatırken belkide bütün söyleşi boyunca anlatılmak
isteneni bir cümle ile özetlemektedir. Cümlesinde “ÇATIŞMA BİR ADAMIN
BAŞININ ÜSTÜNDEN MERMİ GEÇMESİ DEMEKTİR” Sözü ile çatışmanın
ehemmiyetini diğer bir cümlesinde
ise “BELKİ ANLATABİLİRİM AMA TAHAYYÜL
EDEMEZSİNİZ. BUNDA SİZİN YA DA BENİM SUÇUM YOK. YAŞAMAYAN BİLMEZ.”
Sözleri ile de oradaki çalışma kurallarını, moral durumunu bütün
bunları da içine alan askerlik sanatının gerçeklerini özetlemektedir.Teröristlerle temas, tesadüfen veya yeri ve sayısı
bilinen bir grubu yakalamaya giderken timlerin pusuya düşebilecekleri,
sıcak temas anında ise teröristlerin mevzi gerisinden düzenli bir
sistem halinde saldırmadıkları vur kaç taktiği uygulayarak arazi
şartlarının elverişsizliğinden yararlanarak kaçtıklarını, bu durumun
ise timlerimizin işini
daha da güçleştirdiğini belirtmektedir.Bu bölümde anılarını anlatan subaya; subay, astsubay, erbaş ve er aile yapıları sorulur.
Subay ve astsubaylar orduda eskisine oranla daha bilgili ve kültürlü
yetiştirilmekte olduğunu, eski bir komutanın onlarla diyalog kurmakta
zorlandığını, zamanla onları tanımak içim uğraş vererek onlara verilen
emirlerin neden ve niçinler hakkında bilgilendirerek eğitildiğini, aynı
zamanda yeni gelen genç personelinde taze bilgilerinden istifade edildiği anlatılmaktadır. Birliklerin psikolojik durumu
ve Güneydoğu sendromu sorulduğunda sendrom kelimesi Amerika’nın
Vietnam’a operasyon ve savaş
için asker göndermesi ile doğmuştur.
Burada her Amerikan askeri için halk devlet aleyhine ayaklanmış hatta
savaştan dönen askerlerin psikolojik durumları bozulduğundan onlara iyi
davranmayıp aralarına almamışlardır.
Güneydoğu’dan Öyküler 1 hakkında daha fazla inceleme